Avukat Meslek Kuralları

Avukat Meslek Kuralları

İçindekiler
Avukat Meslek Kuralları
AVRUPADA AVUKATLIK MESLEĞİNE İLİŞKİN TEMEL İLKELER TüZüĞü VE AVRUPADA AVUKATLARIN TABİ OLDUĞU MESLEK KURALLARI

Haberler 11.08.2023 16:24 | Son Güncelleme 11.08.2023 18:08 | Okunma Süresi  100 Dakika

Avukat Meslek Kuralları

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ
MESLEKKURALLARI
TBB’nin 8-9 Ocak 1971 tarihli IV. Genel Kurulu’nda kabul edilmiş ve 26 Ocak 1971
tarihli TBB Bülteni’nde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
I. Genel Kurallar

  1. Türk avukatları, baroların ve Türkiye Barolar Birliği’nin bağımsızlığı gereğine
    inanmışlar ve bu konuda kendilerine gerek kişi, gerek kuruluş olarak düşen görevleri
    başarma kararına varmışlardır.
  2. Mesleki çalışmasında avukat, bağımsızlığını korur; bu bağımsızlığı zedeleyecek iş
    kabulünden kaçınır.
  3. Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak
    biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.
  4. Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak
    zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.
  5. Avukat, yazarken de, konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektif bir biçimde
    açıklamalıdır. Mesleki çalışmasında avukat, hukukla ve yasalarla ilgisiz açıklamalardan
    kaçınmalıdır.
  6. Avukat, iddia ve savunmanın hukuki yönü ile ilgilidir. Taraflar arasında
    anlaşmazlığın doğurduğu düşmanlıkların dışında kalmalıdır.
  7. Avukat, salt ün kazandırmaya yönelen her türlü gereksiz davranıştan titizlikle
    kaçınmalıdır.
    a. Avukat, yalnız adres değişikliğini, reklam niteliğini taşımayacak biçimde,
    ilan yoluyla duyurabilir.
    b. Avukatın başlıklı kağıtları, kartvizitleri, büro levhaları reklam niteliği
    taşıyabilecek aşırılıkta olamaz.
    c. Avukat, telefon rehberinde meslekler kısmında adres yazdırabilir. Bunun
    dışında farklı büyüklükte harflere ya da ilan niteliğinde yazılara yer verdiremez.
    d. Ortak büro kuran avukatlar, büronun reklam aracı olmamasına, hukuk bürosu
    olma niteliğini yitirmemesine dikkat ederler.
  8. Avukat kendine iş sağlama niteliğindeki her davranıştan çekinir.
  9. Avukat, kanunen bulunduğu başkaca mevki ve olanaklarının mesleki çalışmalarına
    etkili olmamasına dikkat eder.
    Avukat, mesleki çalışması dışında kişisel anlaşmazlıklarda, avukatlık sıfatının
    özelliklerinden yararlanamaz.
  10. Avukat, aynı dava için birbirine karşıt isteklerde bulunamaz.
  11. Avukat, Türkiye Barolar Birliği’nce kabul olunan mesleki dayanışma ve düzen
    gereklerine uygun davranmak zorundadır.
  12. Avukat, bürosunun görevin vakarına uygun biçimde tutulmasına çaba gösterir.
  13. Uzunca bir süre bürosundan uzak kalmak zorunda bulunan avukat, işlerine
    bakacak, müvekkillerini kabul edecek meslektaşının adını barosuna bildirir.
  14. Avukat meslek kuruluşlarınca verilen görevleri, haklı sebepler dışında, kabul
    etmek zorundadır.
  15. Mesleki çalışmasından ötürü aleyhine açılan dava layihasının bir örneğini, avukat
    barosuna verir. Baronun hukuki anlaşmazlıklardaki arabuluculuk teklifini kabul etmek
    zorundadır.
  16. Avukat, kendisiyle ilgili her türlü belgeleri baroda görmek hakkını haizdir.
    II. Yargı Organlarıyla ve Adli Mercilerle İlişkiler
  17. Hakim ve savcılarla ilişkilerinde, avukat, hizmetin özelliklerinden gelen ölçülere uygun
    davranmak zorundadır. Bu ilişkilerde karşılıklı saygı esastır.
  18. Avukat, daha önce hakim, savcı, hakem ya da başka resmi bir sıfatla incelediği işte
    görev alamaz.
  19. Hakim ve savcı ile hısımlık ya da evlilikten gelen engelleri gösteren, kanun hükmünde
    yazılı derece dışında kalan hısımlıklar ve başkaca yakınlıklarda, avukat, meslek onuruna
    en uygun biçimde takdirini kullanır.
  20. Avukatlar ve avukat stajyerleri, mesleğe yaraşır bir kılık ve kıyafetle (Mülga: Danıştay
    Sekizinci Daire 12.11.2014 tarih ve 2012/5257 E, 2014 8567 K. sayılı kararı ile bu
    maddede yer alan “başları açık” ibaresinin kaldırılmasına karar verilmiştir)
    mahkemelerde görev yaparlar. (Değişik: Türkiye Barolar Birliğinin 17- 18 Aralık 2022
    tarihinde Çanakkale’de yapılan XXXVII. Olağan Genel Kurul kararıyla)
    Duruşmalara, Türkiye Barolar Birliği’nce şekli saptanmış cübbe ile çıkarlar.
  21. Avukat duruşmayı terk edemez. Ancak kişisel veya meslek onurunun zorunlu kıldığı
    hallerde duruşmalardan ayrılabilir. Bu durumda avukat derhal baroya bilgi verir.
  22. Avukat savunma için (Değişik: Türkiye Barolar Birliğinin 17- 18 Aralık 2022
    tarihinde Çanakkale’de yapılan XXXVII. Olağan Genel Kurul kararıyla) gerekli
    olmadıkça davanın uzaması sonucuna varacak isteklerden kaçınır.
  23. (Mülga: Danıştay Sekizinci Daire 15.10.2015 tarih ve 2015/3582- 8680 sayılı kararı
    ile iptal kararı verilmiştir. Türkiye Barolar Birliğinin 17- 18 Aralık 2022 tarihinde
    Çanakkale’de yapılan XXXVII. Olağan Genel Kurul kararıyla metinden
    çıkarılmıştır.)
  24. Avukat, ilerde tanık olarak dinlenecek kimselerden, istisnai olarak bazı hususları
    öğrenmek mecburiyetinde kalmış olursa, onları etkilemiş olma şüphesi altına düşmekten
    kaçınmalıdır. Avukat, tanıklara tavsiyelerde bulunamaz, ne şekilde tanıklık edecekleri veya
    hakim önünde nasıl hareket edecekleri hakkında talimat veremez.
  25. Avukat, mahkeme kalemlerinde, icra dairelerinde ve her türlü mercilerde çalışan
    görevlilerle olan ilişkilerinde de meslek onuruna ve ağırbaşlılığına uygun tutum ve
    davranışlarını korur.
    III. Meslektaşlar Arası Dayanışma ve İlişkiler
  26. Hiçbir avukat, bir meslektaşının mesleki tutum ve davranışları hakkındaki
    düşüncelerini kamuoyuna açıklayamaz. Bu yoldaki şikayetlerin mercii yalnız barolardır.
  27. Hiçbir avukat, herhangi bir meslektaşı özellikle hasım vekili meslektaşı hakkında
    küçük düşürücü nitelikteki kişisel görüşlerini açıkça belirtemez.
    (Mülga: Danıştay Sekizinci Daire 17.01.2017 tarih ve 2016/12242 E. 2017/31 K.
    sayılı kararı ile iptal kararı verilmiştir. Türkiye Barolar Birliğinin 17- 18 Aralık
    2022 tarihinde Çanakkale’de yapılan XXXVII. Olağan Genel Kurul kararıyla
    metinden çıkarılmıştır.)
    (Ek fıkra: Türkiye Barolar Birliği’nin 10-11-12 Ocak 1980 tarihinde Ankara’da
    yapılan XIII. Olağan Genel Kurul kararıyla) Resmi ya da özel kuruluşlarda bağımlı
    olarak birlikte çalışan avukatlar, kadro görevleri ne olursa olsun, adalet ve eşitlik
    ilkelerinden ayrılmamaya ve iş dağıtımı, denetimi ve her türlü iş ilişkilerinde meslek
    dayanışmasına ve onuruna uymayan davranışlardan kaçınmaya özen göstermekle
    yükümlüdürler.
  28. Bir başka baro bölgesinde ilk kez bir davaya giden avukat, o yer Baro Başkanı’na
    nezaket ziyaretinde bulunmaya gayret eder.
  29. Bir meslektaşının ölümü veya başkaca nedenlerle, Baro Başkanı’nca
    görevlendirilen avukat, kabul edilebilir bir neden göstermeksizin bu görevi reddedemez.
  30. Mesleki çalışmada avukatlar arasında usule ilişkin işlemlerde ve dosya
    incelemelerinde dayanışma gereği sayılabilecek yardımlar ve kolaylıkla esirgemezler.
    Duruşmaya geç kaldığı için hakkında gıyap kararı alınan avukat hemen gelmişse, diğer
    taraf vekili olan avukat, gıyap kararının kaldırılmasını veya düzeltilmesini istemek
    zorundadır.
    Bir başka yerdeki duruşmasına mazereti nedeniyle gidemeyen avukat, karşı taraf avukatı
    bir başka yerden geliyorsa, mazeretini önceden meslektaşına bildirmelidir.
    Avukatlar arasında “özeldir” kaydı taşıyan yazışmalar, yazanın rızası alınmadan
    açıklanamaz.
  31. Avukat hasım tarafın ancak avukatı ile görüşebilir.
    (Hasmının avukatı yok ise) avukatın hasımla teması zorunlu sınırlar içinde kalır. Hasım
    tarafla her temasından sonra avukat müvekkiline bilgi verir.
  32. (Değişik: Türkiye Barolar Birliğinin 17- 18 Aralık 2022 tarihinde Çanakkale’de
    yapılan XXXVII. Olağan Genel Kurul kararıyla) Avukat, dava türü ve usulü ne olursa
    olsun, mahkemeye ibraz ettiği ve elektronik ortamda erişim imkanı bulunmayan dilekçe ve
    belgelerin birer örneğini bu konuda ayrıca bir talebe gerek olmaksızın karşı taraf vekili
    meslektaşına verir.
  33. Yanına stajyer almayı kabul eden avukat, stajyerlerin iyi yetişmesi için gerekli dikkati
    ve ilgiyi gösterir ve olanaklarını hazırlar. (Ek cümle: Türkiye Barolar Birliğinin 17-
    18 Aralık 2022 tarihinde Çanakkale’de yapılan XXXVII. Olağan Genel Kurul
    kararıyla) Stajyer avukatın çalışma şeklini ve süresini zorunlu staj eğitim programına
    göre belirler.
    33/A. (Ek madde: Türkiye Barolar Birliğinin 17- 18 Aralık 2022 tarihinde
    Çanakkale’de yapılan XXXVII. Olağan Genel Kurul kararıyla) Bağlı çalışılan
    avukat ile bağlı çalışan avukat arasında mesleki anlamda eşitlik ilkesi geçerlidir. Bu
    ilişki, unvanın ve işin gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde düzenlenir.
    Bağlı çalışılan avukat, bağlı çalışan avukata yönelik davranışlarında meslek kurallarını
    ve avukatın bağımsızlığını gözetir; mesleki gelişimi için gerekli imkânları tanır. Bağlı
    çalışılan avukat, bağlı çalışan avukatın iş tanımını ve ücretini; meslektaşlık bilincine,
    mesleğin itibarına ve işin niteliğine göre belirler.
    IV. İş Sahipleriyle İlişkiler
  34. Avukat, müvekkiline davanın sonucu ile ilgili hukuki görüşünü açıklayabilir. Fakat
    bunun bir teminat olmadığını özellikle belirtir.
  35. Avukat aynı davada, birinin savunması öbürünün savunmasına zarar verebilecek
    durumda olan iki kişinin birden vekaletini kabul etmez.
  36. Bir anlaşmazlıkta taraflardan birine hukuki yardımda bulunan avukat, yararı
    çatışan öbür tarafın vekaletini alamaz, hiçbir hukuki yardımda bulunamaz.
    Ortak büroda çalışan avukatlar da yararları çatışan kimseleri temsil etmemek kuralı ile
    bağlıdırlar.
  37. Avukat meslek sırrı ile bağlıdır.
    a. Tanıklıktan çekinmede de bu ölçüyü esas tutar.
    Avukat, davasını almadığı kimselerin başvurması nedeniyle öğrendiği bilgileri
    de sır sayar.
    Avukatlık sırrının tutulması süresizdir, meslekten ayrılmak bu yükümü kaldırmaz.
    b. Avukat, yardımcılarının, stajyerlerinin ve çalıştırdığı kimselerin de meslek sırrına
    aykırı davranışlarını engelleyecek tedbirler alır.
  38. Avukat, kendisine teklif edilen işi gerekçe göstermeden de reddedebilir. Takdirine esas
    olan nedenleri açıklamak zorunda bırakılamaz.
    Avukat, zamanının ve yeteneklerinin erişemediği bir işi kabul etmez.
    Avukat, davayı almaktan ve kovuşturmaktan çekinme hakkını müvekkiline zarar
    vermeyecek biçimde kullanmaya dikkat edecektir.
  39. İş sahibi anlaşmayı yaptığı avukattan sonra ikinci bir avukata da vekalet vermek isterse,
    ikinci avukat işi kabul etmeden önce, ilk vekalet verilen avukata yazıyla bilgi vermelidir.1
  40. Avukat kesin olarak zorunlu bulunmadıkça, müvekkili adına basına açıklamada
    bulunamaz. Açıklamalarda, adalete etkili olmak amacı güdülemez.
  41. Avukat baktığı davada, görevini savsayarak ya da kötüye kullanarak, müvekkili
    zararına kendisine bir yarar sağlayamaz.
  42. Avukat, işle ilgili giderleri karşılamak üzere, avans isteyebilir. Avansın işin gereğini
    çok aşmamasına, avanstan yapılan harcamaların müvekkile zaman zaman bildirilmesine ve
    işin sonunda avanstan kalan paranın müvekkile geri verilmesine dikkat edilir.
  43. Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile
    1 Danıştay 8. Dairesinin 27.04.2022 tarih ve 2018/3442 E. 2022/3149 K. sayılı kararı ile ilgili hükmün iptaline
    karar verilmiş; TBB Meslek Kuralları’nın yayımı tarihinde henüz kesinleşmemiştir.
    duyurulur ve verilir.
    Müvekkille ilgili bir hesap varsa, uygun sürelerde durum yazıyla bildirilir.
  44. Avukat, müvekkilinden meslektaşlarına yönelecek sataşmaları önlemeye çalışır;
    gerekirse vekillikten çekilebilir.
  45. Avukat “hapis hakkı”nı alacağı ile oranlı olarak kullanabilir.
  46. Adli müzaheretle görülen işler, başkaca işlere gösterilen özenle yürütülür.
  47. (Mülga: Türkiye Barolar Birliğinin 17- 18 Aralık 2022 tarihinde Çanakkale’de
    yapılan XXXVII. Olağan Genel Kurul kararıyla metinden çıkarılmıştır.)
    V. Avukatların Barolarla ve TBB ile İlişkileri
  48. (Değişik: Türkiye Barolar Birliğinin 17- 18 Aralık 2022 tarihinde Çanakkale’de
    yapılan XXXVII. Olağan Genel Kurul kararıyla) Baro Başkanlığı, Baro Yönetim ve
    Disiplin ve Denetleme Kurulu üyelikleri ile Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı, Yönetim
    Kurulu üyeliği, Disiplin ve Denetleme Kurulu üyeliği görevleri bir kişide birleşemez.
    VI. Yürürlük, Uygulama Alanı
  49. Yukarıdaki meslek kurallarının sürekli gelişimini sağlamak üzere barolar, Türkiye
    Barolar Birliği Genel Kurulu’na, gündeme ilişkin hükümlere uyma şartı ile yeni teklifler
    getirebilir.
  50. Yukarıda yazılı meslek kuralları, Türkiye Barolar Birliği’nin 8-9 Ocak 1971 tarihli IV.
    Genel Kurul Toplantısı’nda kabul edilmiş ve Türkiye Barolar Birliği Bülteni’nde yayımı
    tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.

AVRUPADA AVUKATLIK MESLEĞİNE İLİŞKİN TEMEL İLKELER TüZüĞü VE AVRUPADA AVUKATLARIN TABİ OLDUĞU MESLEK KURALLARI

1 CCBE (AVRUPA BAROLARI VE HUKUK BİRLİKLERİ KONSEYİ)
AVRUPADA AVUKATLARIN TEMSİLCİSİ
AVRUPADA AVUKATLIK MESLEĞİNE İLİŞKİN
TEMEL İLKELER TÜZÜĞÜ VE AVRUPADA
AVUKATLARIN TABİ OLDUĞU MESLEK
KURALLARI
2 Avrupa Barolar ve Hukuk Birlikleri Konseyi(CCBE)’nin temel amacı;
avukatlık mesleğinin icrası ile ilgili ortak menfaatlerin korunması,
hukukun gelişmesi ve hukukun üstünlüğü ile ilgili uygulamalar
bakımından, adaletin yönetimi ve özellikle hukuk alanındaki somut
gelişmeler bağlamında, gerek tam(Avrupa Birliği üyesi, Avrupa
Ekonomik Bölgesi ve İsviçre Konfederasyonu), gerek ortak(yedek),
gerekse gözlemci üye statüsünde bulunan üye baroları, hukuk
alanındaki somut gelişmeler bağlamında; Avrupa’da ve uluslar arası
düzeyde temsil etmektir (CCBE Tüzüğü Madde III 1.a).
Bu kapsamda CCBE; 700,000’den çok Avrupalı avukatın üyeliği ve
katılımından meydana gelmiş bulunan baro ve hukuk birliğinin
Avrupa’daki resmi temsilcisi konumunda bulunmaktadır.
CCBE ekli olarak sunulmakta olan ve birbirlerinden ayrı fakat
tamamlayıcı özellik gösteren, iki ayrı temel düzenlemeyi kabul etmiş
bulunmaktadır.
Bu düzenlemelerin en yenisi; CCBE’nin 24 Kasım 2006 tarihinde
Brüksel’de yapılan genel kurul toplantısında kabul edilmiş bulunan
Avrupada Avukatlık Mesleğine İlişkin Temel İlkeler Tüzüğü
(Charter of Core Principles of The European Legal Profession)’dür.
Söz konusu Tüzük, meslek kuralları(ahlak kuralları) olarak kabul
edilmemektedir. Ancak bu kuralların, sadece CCBE’nin; asil, yedek
ve gözlemci üyeleri bakımından değil, Avrupa genelindeki bütün
avukatlara uygulanması amaçlanmıştır. Tüzük, avukatlık mesleği
bakımından ulusal ve uluslar arası uygulamalar bakımından ortak
kabul görmüş ve uygulanan on temel ilkeyi içermektedir.
Tüzük, bağımsızlığını kazanmak için uğraş veren baroların
bağımsızlıklarını kazanmalarına yardım etmenin yanı sıra avukatlar
arasında, avukatlık mesleğinin toplum içindeki önemi konusundaki
farkındalığı artırmayı amaçlamakta ve bu bağlamada hem avukatları,
hem karar organlarını hem de genel olarak kamuyu ilgilendirmektedir.
3
Diğer taraftan, Avrupada Avukatların Tabi Olduğu Meslek
Kuralları (Code of Conduct for European Lawyers)’nın tarihi 28
Ekim 1988’e dayanmaktadır. Tüzük, üç defa değişikliğe uğramış olup,
en son Portekiz, Porto’da 19 Mayıs 2006 tarihinde gerçekleşen genel
kurul toplantısında yürürlükteki halini almıştır. Bu Tüzük, tüm üye
ülkeler için geçerlidir. Şöyle ki; bu ülkelerin barolarına üye avukatlar
için(bu barolar CCBE nezdinde; ister tam, ister yedek ister gözlemci
üye olsunlar) bağlayıcı olup, avukatlar; söz konusu Tüzük kurallarına;
Avrupa Birliği, Avrupa Ekonomik Bölgesi ve İsviçre
Konfederasyonu, yedek ve gözlemci üye devletler sınırları içinde
gerçekleştirdikleri sınır ötesi faaliyetlerinde, uymak zorunda
bulunmaktadırlar.
Sözü edilen metinlerden birincisinin şerhi, ikinci metnin ise açıklayıcı
notu bulunmaktadır.
Avrupa genelinde avukatlık mesleğinin deontoloji kurallarının
temelini oluşturan, Avrupalı avukatın ve Avrupa’daki baroların
gelişmesi ve şekillenmesine katkıda bulunan her iki metnin de çok
önemli birer norm oldukları kuşkusuzdur.

4 AVRUPADA AVUKATLIK MESLEĞİNE İLİŞKİN
TEMEL İLKELER TÜZÜĞÜ

AVRUPADA AVUKATLIK MESLEĞİNE İLİŞKİN
TEMEL İLKELER TÜZÜĞÜ’NE İLİŞKİN ŞERH

AVRUPADA AVUKATLARIN TABİ OLDUĞU MESLEK
KURALLARI
İÇİNDEKİLER

  1. GİRİŞ
    1.1. Avukatın Toplumdaki Görevi
    1.2. Meslek Kurallarının Niteliği
    1.3. Kuralların Amacı
    1.4. Ratione Personae (Kişi Bakımından) Uygulama Alanı
    1.5. Ratione Materiae (Madde Bakımından) Uygulama Alanı
    1.6. Tanımlar
  2. GENEL İLKELER
    2.1. Bağımsızlık
    2.2. Güven ve Dürüstlük
    2.3. Sır Saklama
    2.4. Diğer Baro ve Meslek Örgütlerinin Kurallarına Uyma
    2.5. Avukatlıkla Bağdaşmayan Faaliyetler
    2.6. Kişisel Reklam
    5
    2.7. Müvekkilin Çıkarı
    2.8. Avukatın Müvekkiline Karşı Sorumluluğunun Sınırı
  3. MÜVEKKİLLERLE İLİŞKİLER
    3.1. Vekaletin/Talimatın Kabulü ve Sona Ermesi
    3.2. Çıkar Çatışması
    3.3. Pactum de Quota Litis (Hasılı Davaya İştirak Sözleşmesi)
    3.4. Ücretlerin Düzenlenmesi
    3.5. Alacağa Mahsuben Ödeme
    3.6. Avukat Olmayanlarla Ücret Paylaşımı
    3.7. Dava Masrafları ve Adli Yardım
    3.8. Müvekkil Parası
    3.9. Mesleki Sorumluluk Sigortası
  4. MAHKEMELERLE İLİŞKİLER
    4.1. Mahkemede Geçerli Meslek Kuralları
    4.2. Duruşmaların Adilane Yürütülmesi
    4.3. Mahkemelerde Davranış
    4.4. Yanlış veya Yanıltıcı Bilgi
    4.5. Hakemler ve Diğer Kişilerle İlişkiler
  5. AVUKATLAR ARASINDAKİ İLİŞKİLER
    5.1. Meslektaşlık Ruhu
    5.2. Farklı Üye Ülke Avukatları Arasında İşbirliği
    5.3. Avukatlar Arasında İletişim
    5.4. Tavsiye Ücreti
    5.5. Karşı Tarafla İletişim
    5.6. (6 Aralık 2002 tarihinde Dublin’de yapılan Genel Kurul Kararı
    ile metinden çıkarılmıştır)
    5.7. Ücretlerle İlgili Sorumluluk
    5.8. Mesleki Gelişimin Sürdürülmesi
    5.9. Farklı Üye Devlet Arasındaki Uyuşmazlıklar
    6
    AVRUPADA AVUKATLIK MESLEĞİNE İLİŞKİN
    TEMEL İLKELER TÜZÜĞÜ (CHARTER OF CORE
    PRINCIPLES OF THE EUROPEAN LEGAL PROFESION)
    (Bu ilkeler 25.11.2006 tarihli CCBE Genel Kurulunda Kabul
    edilmiştir)1
    “Hukukun üstünlüğüne saygı esasına dayalı olarak kurulmuş
    bulunan bir toplumda avukat özel bir role sahip
    bulunmaktadır. Avukatın görevi, yasaların izin verdiği sınırlar
    içinde verilen talimatları yerine getirmekle başlayıp sona
    ermemektedir. Bir avukat, kendisine hak ve özgürlüklerinin
    savunulması ve sağlanması görevini verenlerin çıkarlarına ve
    adaletin sağlanmasına da hizmet etmek zorundadır ve bu
    bağlamda avukatın görevi sadece müvekkilinin davasını takip
    etmek olmayıp aynı zamanda müvekkiline danışmanlık
    hizmeti vermektir. Bir toplumda avukatın mesleki faaliyetine
    saygı göstermek o toplumda demokrasi ve hukukun
    üstünlüğünün varlığı için zorunlu bir koşuldur.”
    -CCBE Avrupa Avukatları için Meslek Kuralları Madde 1.1
    Farklı yargı alanlarında çok az farkla ifade edilmiş olmalarına
    rağmen tüm Avrupalı avukatlar için geçerli olan, ortak temel
    ilkeler mevcuttur. Temel ilkeler, avukatların mesleki
    faaliyetlerinin tabi bulunduğu çeşitli ulusal ve uluslar arası
    yasaya, düzenlemeye dayanmaktadır. Avrupalı avukatlar,
    Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uyarınca zorunlu bulunan
    ve yargının/adaletin kurallara uygun biçimde yönetimi, adil

1 7
yargılanma hakkı ve adalete erişim için gerekli olan bu
ilkelere bağlı bulunmaktadırlar. Barolar ve hukuk birlikleri,
mahkemeler, kanun yapıcılar, hükümetler ve uluslar arası
kuruluşlar kamu yararı için temel ilkeleri korumanın ve
sürdürmenin yolunu bulmaya çalışmalıdır.
Bu temel ilkeler, özellkle:
a) Avukatın, müvekkilin davasını takip etmesi ve
yürütmesi için gereken, bağımsızlığı ve özgürlüğü;
b) Avukatın, müvekkilinin davasını gizli tutma hak ve
görevi ile meslek sırrı kavramına uyma ve saygı;
c) İki ayrı müvekkil arasındaki veya müvekkille avukat
arasında ki çıkar çatışmalarından kaçınma;
d) Avukatlık mesleğinin itibar ve onuru ile avukatın
kişisel dürüstlük ve saygınlığı;
e) Müvekkile sadakat;
f) Ücretlerle ilgili olarak müvekkillere adil davranmak;
g) Avukatın mesleki kabiliyet ve yeterliliği;
h) Meslektaşlar arası saygı;
i) Hukukun üstünlüğüne ve yargının adil yönetimine
saygı; ve
j) Avukatlık mesleğinin kendi kendini denetlemesi;
Olarak belirtilmiştir.
8 AVRUPADA AVUKATLIK MESLEĞİNE
İLİŞKİN TEMEL İLKELER TÜZÜĞÜ’NE
İLİŞKİN ŞERH2
1- CCBE, 25 Kasım 2006 tarihinde, “Avrupalı avukatların tabi
olduğu temel ilkeleri Tüzüğü”nü, oybirliği ile kabul etmiştir.
Söz konusu Tüzük, tüm Avrupa’da avukatlık mesleği için ortak
on ilkeyi içermektedir. Bu ilkelere saygı, bir demokrasideki tüm
diğer temel hakların esasını teşkil eden, yasal savunma hakkının
temelini oluşturmaktadır.
2- Temel ilkeler, Avrupalı avukatların mesleki faaliyetlerine
ilişkin icraatlarını düzenleyen ve tabi oldukları tüm ulusal ve
uluslar arası kuralların temelini oluşturan ortak zemini
açıklamaktadır.
3- Tüzük aşağıda yer alan esasları göz önüne almaktadır:

  • CCBE üyesi olmadığı halde Avrupa’da kabul görmüş
    meslek kurallarını benimseyen ülkeler dahil olmak üzere,
    bütün Avrupa devletlerinde geçerli olan ulusal meslek
    kurallarını3
    ,
  • CCBE tarafından düzenlenmiş bulunan; Avrupalı
    Avukatların Tabi Olduğu Meslek Kurallarını,
  • Uluslararası Barolar Birliği(IBA)’nin Uluslararası Mesleki
    Etik Kurallarında yer alan Genel Uygulama İlkeleri4
    ’ni,
  • Avrupa Konseyi, Bakanlar Komitesi’nin, 25 Ekim 2000
    tarih ve Rec(2000) 12 sayılı, avukatlık mesleğini icra etme
    özgürlüğüne ilişkin tavsiye kararını,5
  • Birleşmiş Milletler’in, 27 Ağustos ila 7 Eylül 1990 tarihleri
    arasında, Havana, Küba’da gerçekleştirilen; Suçların
    Önlenmesi ve Suçlulara Karşı İyi Muamele Edilmesi

Kongre’sinde kabul edilen Kongresinde kabul edilen
Avukatların Rolüne ilişkin Temel İlkeleri,6

  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Avrupa Adalet
    Divanı’nın yerleşmiş içtihatları, ve özellikle, Avrupa
    Adalet Divanı’nın 19 Şubat 2002 tarih, C-309/99 sayılı
    Wouters v. Algemene Raad van Nederlandsa Orde van
    Advocaten, Kararı’nı,7
  • İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi8
    , Avrupa İnsan
    Hakları Sözleşmesi9
    ve Avrupa Birliği Temel Haklar
    Bildirgesi’ni,10
  • Avrupa Parlamentosu’nun, avukatlık mesleği ve kamu
    yararı bakımından hukuk sistemlerinin işleyişine ilişkin 23
    Mart 2006 tarihli kararını.11
    4- Bu Tüzük, CCBE’nin tam, yedek ve gözlemci üyeleri
    devletlerinin de ötesine ulaşmayı hedefleyen, pan- Avrupa
    anlamında bir doküman olarak fayda sağlamak üzere
    düzenlenmiştir. Tüzüğün, örneğin, Avrupa’nın yeni gelişen
    demokrasilerinde bağımsızlıklarını kabul ettirmek için
    mücadele veren Baro Birliklerine faydasının dokunması umut
    edilmektedir.
    5- Bu Tüzüğün; avukatlar, karar mercileri ve halk arasında
    uzlaşmayı arttıracağı ve avukatların toplumdaki rolünün
    önemini vurgulaması ile bu önem ve rolün, avukatlık mesleğine
    ilişkin ilkelerle, desteklendiğini konusundaki mutabakatı
    artıracağı ümit edilmektedir.
    6- Bir avukatın, tek başına veya otaklık şeklinde veya kamu
    kesiminde faaliyet göstermesine bakılmaksızın çalışma şekli ne
    olursa olsun; müvekkili için güvenilir bir danışman ve temsilci,
    üçüncü kişiler tarafından saygı duyulan bir profesyonel ve

adaletin adil bir şekilde gerçekleşmesine katkısı bakımından
zorunlu bir kişidir. Anılan sıfatları taşıyan bir avukat,
müvekkilinin hak ve menfaatlerini sadık bir şekilde korumak
suretiyle hizmet etmenin yanında toplum içinde de avukatlık
görevini; ihtilafları önleyerek ve engel olarak, ihtilafların
yasalar çerçevesinde hallini sağlayarak, hukukun gelişimine
katkıda bulunarak, özgürlük, adalet ve hukukun üstünlüğünü
savunarak yerine getirmektedir.
7- CCBE; hâkimlerin, kanun yapıcıların, hükümetlerin ve uluslar
arası kuruluşların, Baro Birlikleriyle beraber bu Tüzük’te yer
alan ilkelerin uygulamasını için çaba harcayacaklarına
inanmaktadır.
8- Bu Tüzük, Avrupalı Avukatların Tabi Olduğu Meslek
Kuralları’nın giriş bölümünden alıntı yaparak ve “Bir avukatın
mesleki faaliyetine saygı göstermek, o toplumda demokrasi ve
hukukun üstünlüğünün var olması için zorunlu bir koşuldur”
şeklindeki ifadeyi de teyit eden önsözle başlamaktadır.
Günümüzde Avrupa’da anlaşıldığı gibi, hukukun üstünlüğü
demokrasi ile yakından alakalı bulunmaktadır.
9- Bu Tüzüğün giriş bölümünde yer alan paragraftaki ifade,
Tüzük’te yer alan ilkelerin, Avrupa İnsan Hakları Bildirgesi’nin
öngördüğü gibi adaletin adil yönetimi, adalete erişimin ve adil
yargılanma hakkı için zorunlu olduğunu ileri sürmektedir.
Gerek Avrupa’nın yeni gelişmekte demokrasileri, gerekse daha
oturmuş demokrasilerinde icrai faaliyet gösteren avukatlar ve
mensubu oldukları barolar, bu hakların tehdit altında olması
durumunda, bu hakları en ön sırada savunmaya devam
edeceklerdir.
İlke (a)- Avukatın bağımsızlığı ve müvekkilinin davasını takip
etme özgürlüğü:
Bir avukatın, müvekkilini temsil etmesi ve danışmanlık hizmeti
faaliyetlerini sürdürebilmesi için, politik açıdan, ekonomik
bakımdan ve fikri anlamda özgür olması gerekmektedir. Diğer
bir ifade ile avukat devletten ve diğer güçlü otorite
kaynaklarından bağımsız olmalı ve bu bağımsızlıktan kendi iş
ortaklarının uygunsuz baskısı ile ödün vermemelidir. Avukat,
11
mahkemelerin ve üçüncü şahısların güvenini kazanmak
istiyorsa, kendi müvekkilinden de bağımsız olmalıdır. Şöyle ki;
müvekkilinden bağımsız olmayan bir avukat işin kalitesini
garanti edemez. Avukatın bir serbest meslek kuruluşuna üye
olması ve bu üyelikten güç/yetki alması onun bağımsızlığının
teminatını teşkil etmekte olup barolar da avukatın bağımsızlığını
sağlama konusunda önemli bir role sahip olmalıdırlar. Mesleğin
kendini denetlemesi, avukatın bireysel olarak bağımsız olması
için büyük önem taşımaktadır. Bilineceği gibi bağımsızlığa
sahip olmayan toplumlarda avukatlar özgürce müvekkillerinin
davasını takip edemez ve hatta takip ettikleri davalar için hapis
cezası ile cezalandırılabilmekte ve hatta ölmektedir.
İlke (b) – Avukatın müvekkilinin işini gizli tutma ve meslek
sırrına saygı gösterme hak ve görevi:
Bir avukatın görevinin en önemli özelliği, müvekkilin
başkalarına açıklamayacağı bilgileri avukatına sunması ve
avukatın da bu bilgileri – özel kişisel bilgiler ve çok değerli
ticari sırlar gibi- güven mahremiyet ve güven kavramı
kapsamında taşımaktır. Gizlilikten emin olunmadıkça güvenden
bahsedilemez. Bu Tüzük, söz konusu prensibin iki yönünü de
vurgulamaktadır: gizliliğe riayet sadece avukatın görevi
olmayıp, müvekkilin de temel hakkıdır. “Mesleki ayrıcalık”
kuralları uyarınca; avukatla müvekkili arasındaki iletişimin
müvekkil aleyhine kullanılmasını yasaklamaktadır. Bazı hukuki
yetki alanlarında gizlilik hakkı sadece müvekkile ait bir hak
olarak görülürken, diğerlerinde “meslek sırrı” bir avukatın karşı
tarafın avukatı ile yaptığı iletişimi; kendi müvekkilinden
mahremiyet kapsamında, gizli tutmasını gerekli kılabilmektedir.
İlke (b); mesleki ayrıcalık, gizlilik/sır ve meslek sırrı
kavramlarını kapsamaktadır. Avukatın müvekkile karşı bu borç
ve görevi vekaletten ayrılsa da devam eder.
İlke (c) – farklı müvekkiller arasında veya avukatla müvekkil
arasında çıkar çatışmalarının önlenmesi:
12
Bir avukatın mesleğin laikiyle icra edilmesi için, çıkar
çatışmalarını önlemesi gerekmektedir. Bu bağlamda, aralarında
ihtilaf varsa veya ihtilaf çıkması olası ise, bir avukat aynı
konuda iki ayrı müvekkile hizmet veremez. Benzer şekilde, bir
avukat, önceki veya halen hizmet verdiği bir müvekkil vasıtası
ile hakkında gizli bilgiler sahibi olduğu bir kişinin avukatlığını
yapmaktan kaçınmalıdır. Bir avukat, kendisi ile çıkar çatışması
olan bir kişinin vekaletini üstlenmemelidir. Bu çıkar çatışması
avukatlık hizmetinin verildiği sırada ortaya çıkarsa, avukat
vekaletten ayrılmalıdır. Bu ilkenin; (a)(bağımsızlık),
(b)(mahremiyet) ve (e)(sadakat) şıklarında düzenlenmiş bulunan
ilkelerle bağlantılı olduğu açıkça görülmektedir.
İlke (d) – avukatlık mesleğinin şeref ve haysiyeti, avukatın
saygınlığı ve dürüstlüğü:
Bir avukata, müvekkiller, üçüncü şahıslar, mahkemeler ve
devlet tarafından güven duyulabilmesi için, o avukata bu değeri
hak gösterilmelidir. Bu güvenin hak edilebilmesi için; avukat,
saygın bir meslek örgütüne üye olmalı, kendisini ve mesleğin
saygınlığını ile toplum tarafından mesleğe duyulan güveni
sarsıcı davranışlarda bulunmamalıdır. Ancak, avukatın
mükemmel bir birey olması beklenememekle beraber, avukatlık
mesleğini yaparken veya başka iş ilişkilerinde ve hatta özel
hayatında, mesleğin onur ve şerefini zedeleyecek, yüz kızartıcı
davranışlarda bulunmaması anlaşılmaktadır. Yüz kızartıcı fiiller,
avukatın meslekten atılmasına kadar gidebilecek müeyyidelerle
cezalandırılmasına sebep olabilir.
İlke (e) – müvekkile sadakat:
Bir avukatın fonksiyonunun temelinde müvekkile sadakat yer
almaktadır. Müvekkil avukatına danışman ve vekil olarak güven
duymalıdır. Bir avukatın, müvekkiline sadık olması için
bağımsız ((a) şıkkına bakınız), çıkar çatışmasını önleyebilir((c)
şıkkına bakınız), müvekkilin sırrını saklayabilmesi((b) şıkkına
bakınız) gerekmektedir. Avukatlık mesleği bakımından
13
hassasiyeti olan en önemli ihtilaflar avukatın müvekkile sadakati
ilkesi ile daha kapsamlı görevlerine ilişkin ilkelerin
çatışmasından kaynaklanmakta olup bu ilkeler; (d)(saygınlık ve
dürüstlük), (h)(meslektaşlara saygı) ve özellikle (i)(hukukun
üstünlüğüne ve adil yargılanma hakkına saygı) şıklarında
düzenlenmiştir. Bu bağlamda, bir avukat şerefsiz bir davayı
savunarak mahkemeye ve yargı yönetimine karşı olan
görevlerinden taviz vermeyeceği hususunu müvekkiline açıkça
söylemekle yükümlü bulunmaktadır.
İlke (f) – ücretlerle ilgili olarak müvekkile adil davranmak:
Bir avukatın müvekkilinden talep edeceği ücret; açıkça beyan
edilmeli, adil ve makul olmalı, hukuk ve meslek kurallarına
uygun olmalıdır. Her ne kadar meslek kuralları ve bu Tüzüğün
(c) bendinde yer alan ilke ile bir avukat ile müvekkili arasında
çıkar çatışmasının önlenmesinin önemi vurgulanmakta ise de;
avukatlık ücreti meselesi sözü edilen ihtilaf bakımından tehlike
arz etmektedir. Buna göre, meslek kurallarına ilişkin düzenleme
avukatların müvekkillerinden aşırı ücret talep etmelerinin
engellenmesi için mesleki denetimin gerekliliği bu ilke ile
vurgulanmaktadır.
İlke (g) – avukatın mesleki yeterliliği:
Bilindiği üzere bir avukatın yeterli ve uygun mesleki eğitimi
yoksa bir müvekkili iyi temsil edemez ve etkin bir danışmanlık
hizmeti veremez. Son zamanlarda hukuk fakültesinden mezun
olunduktan sonraki eğitim ve öğrenim(sürekli mesleki gelişim)
hukuk ve uygulama, teknolojik ve çevresel ekonomik
değişiklikler nedeniyle önem kazanmış bulunmaktadır. Meslek
kuralları bir avukatın uzman olmadığı konulara ilişkin dava
almaması gerektiğini vurgulamaktadır.
İlke (h) – meslektaşlara karşı saygılı olmak:
14
Bu ilke, avukatların müvekkilleri adına çok hassas ve basiret
isteyen işler üstlenmeleri bakımından önem arz etmekte ise, saygının
gerekli olduğu hususunu teyitten daha çok şey ifade etmektedir. Söz
konusu ilke; bir aracı olarak avukatın rolüne vurgu yapmakta olup,
onun güvenilir, doğruları söyleyen, meslek kurallarına riayet eden ve
sözüne güvenilir bir kişi olduğu hususunu düzenlemektedir. Yargı ve
adaletin iyi işlemesi bakımından avukatların karşılıklı olarak
birbirlerine saygı göstermesi zorunlu bulunmaktadır. Aynı şekilde,
avukatların birbirlerine iyi niyetle yaklaşması ve birbirlerini
aldatmamaları kamu düzeni gereğidir. Meslektaşlar arasındaki
karşılıklı saygı adaletin düzgün yönetimini sağlar, ihtilafların sulh
yoluyla halledilmesine yardım eder ve hepsinden öte müvekkilin
menfaati de korunmuş olur.
İlke (i) – hukukun üstünlüğüne saygı ve adaletin adilane
yönetimi:
Bir avukatın adaletin adil yönetimine katkısı ve bu konudaki
rolünün bir kısmını belirlemiş bulunmaktayız. Bu görüş bazen
avukatın “mahkeme memuru/mahkeme çalışanı” veya “adalet
bakanı” gibi sıfatlarla ifade edilmektedir. Bir avukat
mahkemeye asla bilerek yanlış veya yalan beyanda
bulunmamalı, mesleki faaliyetleri kapsamında üçüncü şahıslara
yalan söylememelidir. Bu yasaklamalar müvekkilin güncel
çıkarlarına aykırı olabilir, ancak çok hassas bir sorun olan
adaletin/yargının çıkarı ile müvekkilin çıkarı konusundaki
çatışmalar avukatın aldığı eğitim sayesinde çözülecektir. Bu gibi
konularda avukat baro veya hukuk birliğinden yardım talep
edebilir. Son yapılan değerlendirmelere göre; bir avukat, ancak
mahkemelerin ve üçüncü şahısların güvenini kazanmış ve
adaletin/yargının adil bir şekilde yönetiminde kendisine aracı
olarak güvenilirse, başarılı bir şekilde müvekkilini temsil
edebilir.
İlke (j) – avukatlık mesleğinin kendi kendisini
düzenlemesi/denetlemesi:
15
Devletin, açık veya gizli bir şekilde avukatlık mesleğini ve
avukatların faaliyetlerini denetlemesi bağımsız olmayan
toplumların en belirgin özelliklerinden birisidir. Avrupa
ülkelerinin pek çoğunda avukatlık mesleği kendi kendini
denetleyen ve devlet tarafından denetimin yapıldığı bir
uygulama sergilemektedir. Pek çok örnekte devletler temel
ilkelerin öneminin bilinci ile sır saklama, barolara kendi meslek
kurallarını yapma yetkisi gibi hakları vermek suretiyle, yasal
düzenlemelerle avukatlık mesleğini desteklemektedir. CCBE;
avukatların kendi kendini denetlemesi ve düzenlemesinin,
devletten ve devlet karşısında bağımsız olması ile sağlanacağına
inanmaktadır. Bağımsızlığı teminat altına alınmamış avukatların
mesleki ve hukuki görevlerini gerçekleştirmeleri mümkün
bulunmamaktadır.

DİP NOTLAR:
(1) CCBE’nin 25.11.2006 tarihli Genel Kurul Kararı ile kabul
edilmiştir.
(2) CCBE’nin 11.05.2007 tarihli Genel Kurul Kararı ile kabul
edilmiştir.
(3) Ulusal meslek kuralları CCBE’nin web-sayfasında yer
almaktadır: http://www.ccbe.eu/index.php?id&L=O
(4) IBA Avukatlık Mesleği Genel
Kuralları,http://www.ibanet.org/images/downloads/BIC/2006%20general%20principles%20f
or%20legal%20 profession.pdf.
(5) Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin R(2000)21 Sayılı
Tavsiye Kararı;
http://wcd.coe.int/com.instranet.IntraServlet?Command=c
om.instranet
(6) BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin Avukatların
Rolüne İlişkin Temel İlkeleri; http://www.
Unhchr.ch/html/menu 3/b/h comp44.htm
16
(7) Eur-Lex, 04.05.2002 tarihli Avrupa Toplulukları Resmi
Gazetesi;http://eurlex.eu.ropa.eu/LexUniServ/site/en/oj/2002/c 109/c
(8) BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi;
http://www.un.org/Overview/rights.html
(9) Avrupa Konseyi, İnsan Hakları ve Temel Hürriyetlerin
Korunmasına İlişkin
Sözleşmesi(Konvansiyon);http://www.echr.coe.int/NR/ryd
onlyres/D5CC24A7-DC 13-4318-B457-5C9014916
d7A/O/EnglishAnglais.pdf
(10)Avrupa Parlamentosu, AB Temel Haklar
Bildirgesi;htpp://www.europarl.europa.eu/charter/pdf/texte
n.pdf
(11)Avrupa Parlamentosu’nu 23.Mart.2006 tarihli;Avukatlık
Mesleği ve Mesleğin Hukuk Sisteminin İşleyişi
Konusunda Genel Menfaatine İlişkin
Kararı;htpp://www.europarl.europa.eu/sides/getDOC.do?p
ubRef=-//EP//TEXT+TA+P6-TA-2006-
0108+O+DOC+XML+VO//EN

17
AVRUPADA AVUKATLARIN TABİ OLDUĞU MESLEK
KURALLARI
Avrupada Avukatların Tabi Olduğu Meslek Kuralları ilk defa, 28
Ekim 1988 tarihinde yapılan, CCBE Genel Kurul Toplantısında kabul
edilmiştir. 28 Kasım 1998, 6 Aralık 2002 ve 19 Mayıs 2006
tarihlerinde yapılan Genel Kurul Toplantılarında değişiklikler
yapılmıştır. Diğer taraftan, Kurallar, 20 Ağustos 2007 tarihinde
yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında CCBE Tüzüğünde
yapılan değişiklikleri de göz önüne almaktadır.

  1. GİRİŞ
    1.1. Avukatın Toplumdaki Görevi
    Hukukun üstünlüğüne saygı esasına dayalı olarak kurulmuş
    bulunan bir toplumda avukat özel bir role sahiptir. Avukatın
    görevi yasanın izin verdiği sınırlar içinde verilen talimatları
    yerine getirmekle başlayıp sona ermez. Avukat, kendisine hak
    ve özgürlüklerinin savunulması ve sağlanması görevini
    verenlerin çıkarlarının yanısıra adaletin sağlanmasına da
    hizmet etmek zorundadır ve sadece müvekkilinin davasını
    18
    takip etmekle görevli olmayıp aynı zamanda müvekkilinin
    danışmanıdır. Bir toplumda avukatın mesleki işlevine saygı
    göstermek o toplumda demokrasi ve hukukun üstünlüğünün
    varlığı için zorunlu bir koşuldur.
    Dolayısıyla, avukatın üstlendiği görev, ona aşağıda
    sayılanlara karşı çeşitli hukuki ve ahlaki
    yükümlülükler(birbiriyle çelişkili görünseler de) getirir ve
    yükler;
  • Müvekkile,
  • nezdinde müvekkilin davasını savunduğu veya hareket
    ettiği mahkemeler ve diğer yetkili makamlara,
  • genel olarak hukuk mesleği camiası ve özel olarak bu
    topluluğun her bir mensubuna,
  • kendi koyduğu meslek kurallarına saygıyla bağlı olan
    özgür ve bağımsız bir hukuk mesleğinin var olduğu ve
    bunun devletin ve diğer çıkar odaklarının güçlerine karşı
    insan haklarının sağlanmasında esaslı bir güvence olduğu
    topluma.
    1.2. Meslek kurallarının niteliği
    1.2.1. Avukatların, bütün uygar toplumlarda vazgeçilmez kabul
    edilen mesleklerini gerektiği gibi yürütebilmek için uydukları meslek
    kuralları, tamamen kendi serbest iradeleriyle ortaya konulan
    mutabakatlarıyla oluşmuştur. Avukatın bu kurallara uymaması disiplin
    cezasıyla sonuçlanabilir.
    1.2.2. Her baro veya meslek örgütünün bazı kuralları kendi
    geleneklerinden kaynaklanır. Bu kurallar, üye devletlerin mesleki
    örgütlenme biçimlerine ve mesleki faaliyet alanlarına, yargısal ve
    yönetsel yöntemlerine ve ulusal mevzuatına göre uyarlanır. Bu
    kuralların ne ait oldukları koşul ve çevrelerinin dışına taşınmaları ne
    de nitelikleri itibariyle genelleştirilemeyecek oldukları halde, bunlara
    genel uygulanma alanı sağlamaya girişilmesi mümkün olmadığı gibi
    arzu da edilmez.
    19
    Bununla birlikte, her baro ve meslek örgütünün kendi özel kuralları
    aynı değerler üzerine kurulmakla birlikte, çoğu kez ortak bir temele
    işaret ederler.
    1.3. Kuralların amacı
    1.3.1. Avrupa Birliği ve Avrupa Ekonomik Bölgesi’nin süregelen
    entegrasyonu ile Avrupa Ekonomik Bölgesi dahilinde faaliyet
    gösteren avukatların sınır ötesi faaliyetlerinin giderek sıklaşması
    sonucunda; hangi baro veya meslek örgütüne üye olurlarsa olsunlar
    Avrupa Ekonomik Bölgesi’nde faaliyet gösteren tüm avukatların, sınır
    ötesi faaliyetleri açısından tabi olacakları ortak kuralların belirlenmesi,
    kamu çıkarından kaynaklanan bir ihtiyaca dönüşmüştür. Bu kuralların
    ihdas edilmesinin özel bir amacı da , 77/249/EEC sayılı Avrupa
    Ekonomik Topluluğu Direktifi’nin 4 ve 7.2 Maddeleriyle 98/5/EC
    sayılı Avrupa Birliği Direktifi’nin 6 ve 7. Maddelerinde belirtilen
    “çifte deontoloji” nin uygulanmasından kaynaklanan zorlukların
    giderilmesidir.
    1.3.2. Hukuk mesleğini CCBE aracılığı ile temsil eden kuruluşlar,
    bu belgede bulunan meslek kurallarıyla ilgili olarak aşağıdaki
    maddelerde hüküm bulan şu hususları önerirler:
  • Bu meslek kurallarının Avrupa Birliği ve Avrupa
    Ekonomik Bölgesi’nin bütün baro ve meslek
    örgütlerinin bir ortak uzlaşısı olarak kabul edilmeleri;
  • Avrupa Birliği ve Avrupa Ekonomik Bölgesi
    avukatlarının sınır ötesi faaliyetleri açısından, ulusal
    veya AET ait düzenlemelere uyum içinde ve mümkün
    olduğunca kısa sürede fiilen uygulanabilir kurallar
    olarak kabul edilmeleri;
  • Uyum süreçlerinde yapılacak tüm ulusal deontoloji
    veya mesleki kural değişikliklerinde göz önünde
    bulundurulmaları.
    20
    Bu kuruluşlar, ulusal deontoloji ve meslek kurallarının,
    mümkün olduğunca işbu belgedeki kurallarla uyumlu olarak
    yorumlanma ve uygulanması dileklerini ifade etmektedir.
    Bu belgedeki kuralların avukatların sınır ötesi faaliyetleri
    kapsamında fiilen uygulanabilir kurallar olarak kabul
    edilmesinden sonra, ilgili avukatın, mensubu olduğu baro
    veya meslek örgütünün kurallarına uyma yükümlülüğü, söz
    konusu kuralların bu belgedeki kurallarla uyumluluğu
    ölçüsünde sürecektir.

1.4. Ratione Persona(Kişi bakımından) Uygulanma Alanı
Bu Kurallar, 77/249/EEC sayılı Avrupa Ekonomik Topluluğu
ve 98/5/EC sayılı Avrupa Birliği Direktiflerinde tanımlanan
avukatlarla CCBE’nin yedek ve gözlemci üyesi devletlerin
avukatlarına uygulanacaktır.
1.5. Ratione Materiae(Madde Bakımından) Uygulama Alanı
Aşağıdaki kurallar, bir üye devletin yalnızca kendi sınırları
içinde uygulanmakta olan deontoloji ve meslek kurallarının
uyum sürecine konu olması hedefi göz ardı edilmeksizin,
avukatın Avrupa Birliği ve Avrupa Ekonomik Bölgesi’ndeki
sınır ötesi faaliyetine uygulanır. Sınır ötesi faaliyet terimi:
(a) Avukatların kendi devletleri dışında, diğer üye devletlere
mensup avukatlarla yürüttükleri tüm mesleki temasları
ve;
(b) Avukatın kendi devleti dışındaki üye devletlerin herhangi
birinde bizzat bulunarak veya bulunmadan, yürüttüğü
mesleki faaliyetleri ifade eder.
1.6. Tanımlar
Bu belgede yer alan;
21
“Üye Devlet” terimi Avrupa Birliği’ne üye bir devleti veya
avukatlık faaliyeti 1.4. Madde kapsamında bulunan diğer bir
devleti;
“ Kendi Üye Devleti” terimi, avukatın avukatlık ruhsatını veya
unvanını aldığı üye devleti;
“ Ev sahibi Üye Devlet” terimi, avukatın sınır ötesi
faaliyetlerini sürdürdüğü herhangi bir üye devleti;
“Yetkili Makam” terimi, ilgili üye devletin meslek kuralları
koymak ve avukatlara ilişkin disiplin kurallarını yürütmekle
sorumlu meslek kuruluş(ları) veya makam(lar)ını;
“77/249/EEC sayılı Direktif” avukatların hizmetlerini etkin bir
şekilde ifa etme serbestisine ilişkin 22 Mart 1977 tarih,
77/249/EEC sayılı Konsey Direktifini,
“98/5/EC sayılı Direktif” bir avukatın ruhsatını/yetkisini aldığı
devlet dışındaki üye devlette mesleğini sürekli icra
edebilmesine olanak sağlayan 16 Şubat 1998 tarih 77/249/EC
sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konseyi Direktifini,
ifade eder.

  1. GENEL İLKELER
    2.1. Bağımsızlık
    2.1.1. Bir avukatın yapmak durumunda olduğu birçok görevi, kendi
    kişisel çıkarları ve dış baskılardan kaynaklananlar başta olmak üzere,
    onun her türlü etkiden arınmış mutlak bağımsızlığını gerektirir. Bu
    bağımsızlık, adaletin gerçekleşmesine duyulan güven açısından bir
    yargıcın tarafsızlığı kadar gereklidir. Bu yüzden, bir avukat
    bağımsızlığının zedelenmesinden kaçınmakla ve ne müvekkilini ne
    mahkemeyi ne de üçüncü şahısları memnun etmek kaygısı ile meslek
    ilkelerinden ödün vermemekle yükümlüdür.
    22
    2.1.2. Bu bağımsızlık, davalar kadar hasımsız işlerde de gereklidir.
    Bir avukatın, bir müvekkiline; yalnızca ona kendini beğendirmek
    niyetiyle kendi kişisel çıkarlarına hizmet etmek üzere veya dış
    baskılarla verdiği danışmanlık hizmetinin hiçbir değeri yoktur.
    2.2. Güven ve dürüstlük
    Güven ilişkisi yalnızca bir avukatın onuru, dürüstlüğü ve açık
    sözlülüğünden kuşku duyulmaması halinde var olabilir.
    Avukatlar için bu geleneksel değerler mesleki
    yükümlülüklerdir.
    2.3. Sır saklama
    2.3.1. İfa edilen hizmeti bir gereği olarak, müvekkilin başkalarına
    açıklamayacağı şeyleri avukatına açıklaması ya da avukatın kendisine
    duyulan güven temelinde mahremiyet taşıyan başka bilgilere erişmesi
    söz konusu olabilir. Sırların saklanacağından emin olunmadıkça
    güvenden bahsedilemez. Sır saklama yükümlülüğü, avukatın birincil
    ve temel hak ve görevidir.
    Avukatın sır saklama yükümlülüğü, müvekkilin çıkarına
    olduğu kadar adaletin gerçekleşmesine de hizmet eder. Bu
    yüzden, sır saklama yükümlülüğü devlet tarafından özel bir
    korunmaya tabidir.
    2.3.2. Avukat, mesleğinin icrası esnasında edindiği bütün bilgilerin
    gizliliğine saygı göstermek zorundadır.
    2.3.3. Sır saklama yükümlülüğü zamanla sınırlı değildir.
    23
    2.3.4. Bir avukat, hizmetin ifası süresince kendisiyle birlikte
    çalışan meslektaşlarının ve yanında çalıştırdığı herkesin sır saklama
    yükümlülüğüne uymalarını sağlar.
    2.4. Diğer Baro ve Meslek Örgütlerinin Kurallarına Uyma
    Sınır ötesi hukuk hizmeti veren bir üye devlet avukatı, sınır
    ötesi faaliyet gösterdiği ev sahibi devletin meslek kurallarına
    uymakla yükümlü olabilir. Avukatların, herhangi bir mesleki
    faaliyetin icrasında, kendilerini etkileyecek olan kurallar
    hakkında bilgi edinmeleri bir görevdir.
    CCBE üyesi kuruluşlar, diğer avukatların güncel meslek
    kurallarının bir suretine CCBE Sekretaryası’ndan
    ulaşabilmelerini sağlamak üzere, kendi meslek kurallarını
    Sekretarya’ya tevdi etmekle yükümlüdür.
    2.5. Avukatlıkla bağdaşmayan görevler
    2.5.1. Avukatlar, işlevlerini gerektiği şekilde bağımsız olarak ve
    adaletin gerçekleşmesine uyumlu olarak gerçekleştirebilmek için bazı
    faaliyetleri yürütmekten yasaklanabilirler.
    2.5.2. Herhangi bir ev sahibi üye devlet mahkemesi veya kamu
    otoritesi nezdinde bir müvekkil temsil eden veya savunan avukat, söz
    konusu ev sahibi üye devlet avukatlarının yürütemeyecekleri
    faaliyetleri belirleyen kurallara uymak zorundadır.
    2.5.3. Mesleğini ev sahibi üye devlette büro açmak suretiyle icra
    eden bir avukat, hukuk mesleği ile ilgisi bulunmayan ticari veya diğer
    bir işle doğrudan iştigal etmek isterse, o üye devletin avukatları için
    geçerli olan yasaklara veya avukatlıkla bağdaşmayan faaliyetlere
    ilişkin kurallara uyacaktır.
    2.6. Kişisel reklam
    24
    2.6.1. Bir avukat, verdiği bilgilerin yanlış ve aldatıcı olmaması, sır
    saklama yükümlülüğüne ve mesleğin diğer temel değerlerine aykırı
    olmaması kaydıyla, sunduğu hizmetlerle ilgili olarak kamuyu
    bilgilendirme hakkına sahiptir.
    2.6.2. Bir avukatın 2.6.1. sayılı fıkra hükümlerine uygun olmak
    koşulu ile yazılı basın, radyo, televizyon, elektronik ticari iletişim
    araçları ve diğer vasıtalarla kişisel reklam yapmasına izin verilir.
    2.7. Müvekkilin Çıkarı
    Bir avukat, bütün yasa hükümleri ve meslek kurallarına uymak
    koşuluyla, müvekkilinin çıkarlarını her zaman en iyi şekilde gözetmek
    ve müvekkilinin çıkarını kendi veya meslektaşlarının çıkarlarından
    önde tutmak zorundadır.
    2.8. Avukatın Müvekkiline Karşı Sorumluluğunun Sınırı
    Bir avukat, müvekkiline karşı olan sorumluluğunun sınırlarını, kendi
    üye devleti ve ev sahibi üye devletin yasalarının izin verdiği ölçüde ve
    tabi olduğu meslek kurallarına uygun olarak, kendisi belirleyebilir.
  2. MÜVEKKİLLERLE İLİŞKİLER
    3.1. Vekaletin/Talimatın kabulü ve sona ermesi
    3.1.1. Bir avukat vekalet/talimat almadıkça bir kimsenin davasını
    takip edemez. Yine de, herhangi bir kişi adına hareket eden bir
    avukatın veya yetkili bir makamın talimatı üzerine davaya bakabilir.
    Avukat, kendisine talimat/vekalet veren özel veya tüzel kişinin
    kimliği, kanuni ehliyeti ve yetkisi hakkında kuşku duyarsa, söz
    25
    konusu kişinin kimliğini, yetkisi ve kanuni ehliyetini belirlemek
    makul ölçüde gayret göstermek zorundadır.
    3.1.2. Bir avukat müvekkiline sunduğu temsil ve danışmanlık
    hizmetini zamanında, basiretli bir şekilde ve özenle yürütür. Bir
    avukat kendisine verilen talimatın/vekaletin gereklerini yerine
    getirmeyi kişisel sorumluluğu olarak kabul eder ve kendisine tevdi
    edilen işle ilgili gelişmelerden müvekkilini bilgilendirir.
    3.1.3. Bir avukat mesleki bilgisi ve becerisinin yetersiz kalacağını
    bildiği veya bilmesi gereken bir işi, o iş için yeterli bilgi ve
    beceriye sahip olan başka bir avukatla işbirliği yapmaksızın
    alamaz.
    Bir avukat işlerinin yoğunluğunu dikkate alarak, zamanında yerine
    getiremeyeceği işler için vekalet/talimat kabul edemez.
    3.1.4. Bir avukat, müvekkilini yeni bir avukat bulana kadar zarara
    uğrama ihtimaliyle karşı karşıya bırakacak biçimde ve koşullarda
    kendisine tevdi edilen işi/talimatı bırakamaz.
    3.2. Çıkar Çatışması
    3.2.1. Bir avukat, aralarında çıkar çatışması olan veya olma riski
    bulunan iki veya daha fazla sayıda müvekkile aynı konuda
    danışmanlık veya temsil hizmeti veremez, onlar adına hareket edemez.
    3.2.2. Bir avukatın iki ya da daha fazla müvekkili arasında çıkar
    çatışması çıkarsa ve kendisine duyulan güvenin sarsılma tehlikesi
    veya bağımsızlığının zedelenme ihtimali doğarsa, müvekkillerinin
    tamamının vekaletinden çekilmek zorundadır.
    3.2.3. Bir avukatın yeni bir müvekkili temsil etmesi, eski
    müvekkilinin güvenini yitirme ihtimalini doğuracaksa veya eski
    müvekkilinin işleri hakkında sahip olduğu bilgiler, yeni müvekkiline
    haksız bir avantaj sağlayacaksa, avukat, yeni müvekkilin vekaletini
    üstlenmekten kaçınmalıdır.
    26
    3.2.4. Avukatlar ortaklık halinde çalışıyorlarsa, yukarıda yer alan
    3.2.1 ila 3.2.3 numaralı maddeler bu ortaklık ve tüm üyelerine
    uygulanır.
    3.3. Pactum de Quato Litis(Hasılı Davaya İştirak SözleşmesiDava Sonucuna Ortaklık Sözleşmesi)
    3.3.1. Avukatlar pactum de quato litis(dava sonucuna ortaklık
    sözleşmesi) yapamaz.
    3.3.2. “Pactum de quato litis”, bir avukatın, müvekkilin taraf
    olduğu bir konuda, o konuyla ilgili bir sonuca ulaşılmadan önce
    yapılan ve müvekkilin sonuçta elde edeceği parasal veya herhangi bir
    kazancın bir kısmını avukata ödemeyi taahhüt ettiği sözleşmeyi ifade
    etmektedir.
    3.3.3. Avukatlık ücreti, davanın müddeabihiyle oranlı olarak
    ödenecekse ve bu oran resmi makamlarca onaylanmış bir ücret
    tarifesine göre ve avukat üzerinde yetkisi olan bir makamın denetimi
    altında belirleniyorsa ; bu usul, pactum de quato de litis sayılmaz.
    3.4. Ücretlerin Düzenlenmesi
    Bir avukatın talep edeceği ücret, müvekkile açıkça bildirilmeli, adil ve
    makul olmalı, avukatın tabi olduğu yasa ve meslek kurallarıyla uyum
    içinde bulunmalıdır.
    3.5. Alacağa Mahsuben Ödeme
    Bir avukat alacağı ücrete ve /veya yapacağı harcamalara mahsuben
    ödeme yapılmasını talep ederse, bu talep makul bir tahmini ücreti ve
    olası harcamaları geçemez.
    Böyle bir ödeme yapılmadığı takdirde 3.1.4. bent hükümleri saklı
    kalmak üzere, avukat davadan çekilebilir veya davaya bakmayı
    reddedebilir.
    27
    3.6. Avukat Olmayanlarla Ücret Paylaşımı
    3.6.1. Bir avukat, tabi bulunduğu yasa ve meslek kurallarının
    üçüncü bir kişiyle iş ortaklığı ve işbirliği yapmasına izin verdiği haller
    dışında, ücretini avukat olmayan bir kişiyle paylaşamaz.
    3.6.2. 3.6.1. bent hükmü, ölen veya emekliye ayrılan bir avukatın
    işlerini üstlenen bir başka avukatın; ölen avukatın varislerine veya
    emekli avukata ücret, komisyon veya diğer ödemeler yapmasına engel
    değildir.
    3.7. Dava Masrafları ve Adli Yardım Konusunda Bilgilendirme
    3.7.1. Avukat, her zaman müvekkilinin uyuşmazlığını en düşük
    mali külfetle gidermeye gayret göstermeli ve uygun aşamalarda,
    alternatif çözüm yollarına gitme veya sulh olma konularında
    müvekkiline önerilerde bulunmalıdır.
    3.7.2. Bir avukat, adli yardımın mümkün olduğu hallerde,
    müvekkilini bilgilendirmelidir.
    3.8. Müvekkil Parası
    3.8.1. Avukatlar, müvekkilleri veya üçüncü şahıslar adına ellerine
    geçen paraları ( bundan böyle “müvekkil parası” olarak belirtilecek)
    bir kamu otoritesinin denetimine tabii bulunan bir banka veya benzer
    kurum hesabına ( bundan böyle “müvekkil hesabı” olarak belirtilecek)
    yatıracaktır. Müvekkil hesabı avukatın diğer hesaplarından ayrı
    olacak; avukat tarafından tahsil edilen paraların tamamı, müvekkilin
    başka şekilde değerlendirilmesi yönünde bir talebi olmadıkça, bu
    hesaba yatırılacaktır.
    3.8.2. Avukat, müvekkil parasıyla ilgili tüm işlemleri gösterecek
    tam ve doğru kayıtları tutacak ve müvekkil hesabını, tuttuğu diğer
    28
    hesaplardan ayıracaktır. Bu kayıtların ulusal mevzuat gereği belirli
    süre muhafaza edilmek zorunluluğu olabilir.
    3.8.3. Ulusal mevzuatın açıkça izin verdiği haller veya bankaların
    aldığı harçlar dışında, müvekkil hesabı avukatın herhangi bir
    müdahalesiyle borçlu bakiye veremez. Bu tür hesaplar hiçbir nedenle
    teminat veya kefalet olarak gösterilemez. Müvekkil hesabıyla başka
    bir banka hesabı arasında takas, birleşme yapılamayacağı gibi;
    müvekkil hesabındaki müvekkil parası, avukatın bankaya olan
    borcunu kapatmak için kullanılamaz.
    3.8.4. Müvekkil paraları, derhal veya bildirdikleri koşullarda
    müvekkil hesabına transfer edilmelidir.
    3.8.5. Avukat, yazılı olarak bilgi vermeden, müvekkil hesabından
    kendi hesabına avukatlık ücreti transfer edemez.
    3.8.6. Üye devletlerdeki yetkili makamlar, gizlilik kuralları veya
    hukuk mesleğine ilişkin ayrıcalıklar saklı olmak kaydıyla, müvekkil
    parasına ilişkin belgeleri onaylama ve inceleme yetkisine sahiptir.
    3.9. Mesleki Sorumluluk Sigortası
    3.9.1. Avukatlar, mesleğin icrasından kaynaklanabilecek hukuki
    sorumluluklara karşı, mesleki faaliyetleri nedeniyle
    karşılaşabilecekleri risklerin nitelik ve boyutlarıyla sınırlı olmak
    kaydıyla, makul ölçüde sigortalanacaklardır.
    3.9.2. Sigortalanma zorunluluğunu yerine getiremediği takdirde,
    avukat bu durumu ve sonuçlarını müvekkile bildirmek zorundadır.
  3. MAHKEMELERLE İLİŞKİLER
    4.1. Mahkemede Geçerli Meslek Kuralları
    29
    Mahkeme veya bir heyet önünde dava takip eden veya duruşmaya
    çıkan avukat, o mahkeme veya heyetin daha önce belirlenen meslek
    kurallarına uymalıdır.
    4.2. Duruşmaların Adilane Yürütülmesi
    Bir avukat, duruşmaların adilane bir şekilde yürütülmesine daima
    gereken özeni göstermelidir.
    4.3. Mahkemelerde Davranış
    Bir avukat, mahkemeye karşı gerekli saygı ve nezaketi gösterirken,
    müvekkilinin çıkarlarını; kendi çıkarlarını ve kendisi veya üçüncü
    şahıslar bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlarını düşünmeksizin,
    onurlu ve korkusuz bir biçimde savunacaktır.
    4.4. Yanlış veya Yanıltıcı Bilgi
    Bir avukat hiçbir zaman mahkemeye, bilerek, yanlış veya yanıltıcı
    bilgi sunmaz.
    4.5. Hakemler ve diğer kişilerle İlişkiler
    Bir avukatın mahkemelerle olan ilişkilerinde tabi olduğu kurallar,
    arada sırada başvurulsa dahi, hakem heyetleri, mahkeme ve mahkeme
    benzeri işlevleri üstlenmiş diğer kişilerle olan ilişkileri bakımından da
    geçerlidir.
  4. AVUKATLAR ARASINDAKİ İLİŞKİLER
    5.1. Meslektaşlık Ruhu
    30
    5.1.1. Meslektaşlık ruhu, müvekkillerin yararının gözetilmesi,
    gereksiz davalara ve mesleğin saygınlığını zedeleyecek diğer
    davranışlara meydan verilmemesi açısından, avukatlar arasında güven
    ve işbirliğine dayalı bir ilişkiyi gerektirir. ,
    5.1.2. Bir avukat üye devletlerin tüm avukatlarını meslektaş olarak
    görmeli ve onlara karşı adilane ve nazik davranmalıdır.
    5.2. Farklı Üye Devlet Avukatları Arasında İşbirliği
    5.2.1. Başka bir üye devlet avukatı tarafından kendisine mesleki
    yeterliliği aşan bir konuda iş teklifiyle karşılaşan avukata düşen görev,
    bu işi kabul etmemektir. Böyle bir durumla karşılaşan avukat,
    kendisine teklifte bulunan meslektaşına, talep edilen hizmeti yerine
    getirebilecek bir avukata ulaşması için gerekli bilgiyi edinmesi için
    yardıma hazır olmalıdır.
    5.2.2. Bir üye devlet avukatı, diğer bir üye devlet avukatı ile
    işbirliği yaptığında; her ikisine düşen genel görev, ilgili devletlerin
    hukuk sisteminde ve avukatlık meslek örgütlerinde, ehliyetleri ve
    yükümlülükleri arasında olabilecek farkları göz önünde
    bulundurmaktır.

5.3. Avukatlar Arasında İletişim
5.3.1. Başka bir üye devletteki avukata ileti gönderen bir avukat, bu
iletinin gizli kalmasını veya aleyhine kullanılmamasını istiyorsa,
iletiyi göndermeden önce bu isteğini açıkça belirtmelidir.
5.3.2. İletinin alıcısı olacak avukat, iletinin gizliliğini veya
aleyhine kullanılmamasını temin edemeyecekse, bu hususta
göndericiyi gecikmeksizin bilgilendirir.
5.4. Tavsiye ücreti
31
5.4.1. Bir avukat, başka bir avukattan veya herhangi bir şahıstan, o
avukatı bir müvekkile tavsiye ettiği veya yönlendirdiği için ücret,
komisyon veya herhangi bir karşılık talep ve kabul edemez.
5.4.2. Bir avukat, kendisine bir müvekkile tavsiye etmesi için, hiç
kimseye ücret, komisyon veya herhangi bir karşılık ödeyemez.
5.5. Karşı Tarafla İletişim
Bir avukat, bir davada veya meselede, başka bir avukat tarafından
temsil edildiğini veya danışma hizmeti aldığını bildiği kişi ile, o
kişinin avukatının muvafakati olmadan, o dava veya mesela hakkında
doğrudan haberleşemez( bu bağlamda haberleştiği takdirde avukata
bilgi vermek zorundadır).
5.6. (6 Aralık 2002 tarihinde Dublin’de yapılan Genel Kurul
Kararı ile bu madde metinden çıkarılmıştır)
5.7. Ücretlerle İlgili Sorumluluk
Farklı üye ülkelerin Barolarının üyeleri arasındaki mesleki ilişkilerde,
bir avukat başka bir avukatı önermekle yetinmeyip kendisi işi bir
muhabir avukata verir veya ondan danışma hizmeti isterse; müvekkil
borcunu ödeyemeyecek durumda olsa dahi, tevkil eden avukat yabancı
muhabire ücret, masraf, ve avans harcamalarını ödemekle şahsen
sorumludur. Yine de ilgili avukatlar aralarında işin başında konuyla
ilgili olarak özel düzenlemeler yapabilirler. Ayrıca tevkil eden avukat,
her an kişisel sorumluluğundan imtina ettiğini yabancı avukata
bildirilmeden önce, tahakkuk eden ücret, masraf ve avans harcamaları
tutarıyla sınırlayabilir.
5.8. Mesleki Gelişimin Sürdürülmesi
Avukatlar, mesleklerinin Avrupalılık boyutunu da makul biçimde göz
önüne alarak mesleki bilgi ve becerilerini korumalı ve geliştirmelidir.
32
5.9. Farklı Üye Ülke Avukatları Arasındaki Uyuşmazlık
5.9.1. Bir avukat, başka bir üye devletteki meslektaşının meslek
kurallarını ihlal ettiğini düşünürse, bu konuda meslektaşının dikkatini
çeker.
5.9.2. Farklı üye devlet avukatları arasında mesleki anlamda kişisel
bir uyuşmazlık çıktığı takdirde, bu uyuşmazlığın öncelikle dostane bir
şekilde giderilmesine çalışılmalıdır.
5.9.3. Farklı üye devlet avukatları, aralarında dostane çözüm
sağlanmasına fırsat vermek üzere, üyesi oldukları baro ve meslek
örgütlerini bilgilendirmeksizin, birbirleri aleyhine 5.91. ve 5.9.2.
bentlerde sözü edilen konularla ilgili işlem başlatmazlar.
33
AÇIKLAYICI NOT
İş bu Açıklayıcı Not, Meslek Kurallarının ilkini hazırlamış bulunan
CCBE Deontoloji çalışma gurubunca, CCBE Yönetim Kurulunun
isteği doğrultusunda hazırlanmış bulunmaktadır. Bu Açıklamaların
amacı Kurallarda yer alan hükümlerin kaynağını açıklamak, özellikle
sınır ötesi faaliyetler kapsamında hangi sorunları çözmeye yönelik
olduklarını belirtmek ve ayrıca Üye Devletlerdeki Yetkili Organlara
bu Kuralların uygulanması konusunda yol göstermektir. Açıklayıcı
Not 28 Ekim 1988 tarihinde kabul edilmiş ancak 19 Mayıs 2006
tarihinde yapılan Genel Kurulda güncelleştirilmiştir. Bu Açıklayıcı
Not 20 Ağustos 2007 tarihinde yapılan Olağan üstü Genel Kurul
toplantısında resmi olarak kabul edilen, CCBE Tüzüğünde yapılan
değişiklikleri de göz önüne almaktadır. Hemen belirtelim ki 1.4.
madde’de yer alan meslekler listesi değişikliğe tabi bulunmaktadır.
Kuralların orijinali İngilizce ve Fransızca dillerindedir. Diğer
Topluluk dillerine yapılacak tercümeler ülke delegelerinin yetkisi
dahilinde bulunmaktadır.
1.1. Madde’nin Açıklaması – Avukatın Toplumdaki Görevi
34
CCBE tarafından 1977 tarihinde kabul edilen Perugia Deklarasyonu
AT(Avrupa Topluluğu) genelinde avukatlara uygulanacak mesleki
davranış kurallarına ilişkin temel ilkeleri belirlemiştir. 1.1. Madde
hükmü; Perugia Deklarasyonunda belirtilen ve avukatın toplumdaki
rol ve görevinin bu göreve ilişkin kuralların temelini oluşturduğu
hususunun temelini oluşturduğu hususunu teyit etmektedir.
1.2. Madde’nin Açıklaması – Meslek Kurallarının Niteliği
Bu madde hükmü Perugia Deklarasyonu’nda yer alan meslek
kurallarına ilişkin açıklamaları somut olarak yinelemekte olup belli
başlı bazı kuralların bölgesel koşullara bağlı olmakla beraber temel
olarak ortak değerlere dayandığını ifade etmektedir.
1.3. Madde’nin Açıklaması – Kuralların Amacı
Bu hüküm, Perugia Deklarasyonu ile ilkelerde yapılan yenilik ve
değişikliklerin; AB, AEB ve İsviçre Konfederasyonu ile CCBE’nin
yedek ve gözlemci Üyeleri’nin avukatlarının, özellikle sınır ötesi
faaliyetlerin(1.5. Madde’de açıklandığı üzere) vurgu yapmaktadır.
1.3.2. Madde’nin hükmü ise CCBE’nin Kurallara ilişkin olarak özel
amacını vurgulamaktadır.
1.4. Madde’nin Açıklaması – Ratione Personae (Kişi
Bakımından) Uygulama Alanı
Bu kurallar, 1977 tarihli Avukatlık Hizmetlerine ilişkin Direktifi ve
1978 tarihli Kuruluş Direktifi’nde tanımlanan, bütün AB üyesi
avukatlarla CCBE’nin Yedek ve Gözlemci Üyelerinin avukatlarına da
uygulanacaktır. Diğer bir ifade ile, Direktif kapsamına giren ve
yapılan değişikliklerle isimleri Direktife eklenen devletlerin
avukatlarını. CCBE’ye Tam, Yedek ve Gözlemci Üyesi olup aşağıda
yer alan devletlerin avukatları bu Kurallara tabi bulunmaktadır:
Arnavutluk Avokat
Ermenistan Pastaban
35
Avusturya Rechtsanwalt
Belçika avocat/advocaat/Rechtsanwalt
Bulgaristan advokat
Hırvatistan odvjetnik
Kıbrıs dikegoros
Çek Cum. Advokat
Danimarka advokat
Estonya vandeadvokaat
Finlandiya asianajaja / advokat
Makedonya advokat
Fransa avocat
Gürcistan Advokati / Advokatebi
Almanya Rechtsanwalt
Yunanistan dikegoros
Macaristan ügyved
İzlanda lögmaour
İrlanda barrister, solicitor
İtalya avvocato
Latviya zverinats advokats
36
Liştenştayn Rechtsanwalt
Litvanya advokatas
Lüksemburg avocat / Rechtsanwalt
Malta avukat, prokuratur legali
Montenegro advocat
Moldova Avocat
Hollanda advocaat
Norveç advokat
Polonya adwokat, radca prawny
Portekiz advogado
Romanya avocat
Sırbistan advokat
Slovakya advokat / advokatka
Slovenya odvetnik / odvetnica
İspanya abogado/advocat/abokatu/avogado
İsveç advokat
İsviçre Rechtsanwalt/Anwalt/Fürsprech/
Fürsprecher/avocat/avvocato/advokat
Türkiye avukat
37
Ukrayna advokat
Birleşik Krallık advocate, barrister, solicitor
Bu Kuralların, üye olmayan diğer Avrupa devletlerinin avukatlık
meslekleri tarafından da kabul edileceğine ve Üye Devletlerle
aralarında yapacakları uygun sözleşmelerle uygulama imkanı
bulacağına inanılmaktadır.
1.5. Madde’nin Açıklaması – Ratione Materiae (Madde
Bakımından) Uygulama Alanı
Belirtildiği üzere, bu kurallar, AB, AEB ve İsviçre Konfederasyonu ile
CCBE’nin Tam, Yedek ve Gözlemci Üyelerinin-1.4. Madde ile 1.6.
Madde’de yer alan “Üye Ülke” tanımına bakınız(ayrıca bu kuralların
uygulama kapsamına girmesi gelecekte muhtemel olan devletlerin
avukatlarına ilişkin yukarıda yer alan açıklamaya bakınız)- “sınır
ötesi” faaliyetlerine doğrudan uygulanmak üzere vaz edilmiştir. Sınır
ötesi faaliyet tanımı; A ülkesinde, A ülkesinin iç hukukundan
kaynaklanan ve fakat bir A ülkesi avukatı ile B ülkesi avukatı
arasındaki ilişkiyi kapsamaktadır. Ancak, A ülkesinden iki avukat
arasında B ülkesindeki bir ilişki/ihtilafa ilişkin faaliyet hiçbir şekilde
B ülkesinde gerçekleşmemiş ise, sınır ötesi faaliyet kapsamında
değildir. Bununla beraber, A ülkesinden bir avukat ile B ülkesinden
bir avukat arasında yapılan ve A ülkesinden B ülkesine gönderilen
iletişim sınır ötesi faaliyet olarak değerlendirilecektir.
1.6. Madde’nin Açıklaması – Tanımlar
Bu hüküm, Kurallarda yer alan; “Üye Devlet”, “Kendi Üye Devleti”,
“Ev Sahibi Üye Devlet”, “Yetkili Makam”, “77/249/EEC sayılı
Direktif”, “98/5/EC sayılı Direktif” gibi terimlerin tanımını
yapmaktadır. “ Sınır ötesi faaliyette bulunan avukat”a yapılan
gönderme, 1.5. Madde’de yapılan “sınır ötesi faaliyetler” göz önüne
alınarak yorumlanmalıdır.
38
2.1. Madde’nin Açıklaması – Bağımsızlık
Bu hüküm Perugia Deklarasyonu’nda yer alan temel ilkeyi teyit
etmektedir.
2.2. Madde’nin Açıklaması – Güven ve Dürüstlük
Bu hüküm de aynı şekilde, Perugia Deklarasyonu ile kabul edilmiş
olan genel bir prensibi teyit etmektedir.
2.3. Madde’nin Açıklaması – Sır Saklama
Bu madde hükmü öncelikle; Perugia Deklarasyonu ile Avrupa Adalet
Divanı’nın AM&S (157/79) sayılı davasında kabul edilen genel
ilkeleri 2.3.1. madde ile vurgulamaktadır. Buna ilaveten, Madde 2.3.2.
ila 4. Maddeler ile sır saklama ilkesini spesifik bir kural haline
getirmektedir. 2.3.2. madde; sır saklamaya saygı ilkesinin temel
kuralını koymaktadır. 2.3.3. madde; bir avukat müvekkilin vekili
olmaktan ayrılsa dahi, ona ilişkin sır saklama yükümlülüğünün devam
ettiğini teyit etmektedir. 2.3.4. madde ise; avukatın sadece kendisinin
değil bürosunda çalışan kişilerin de bu yükümlülükle bağlı olduklarını
teyit etmektedir.
2.4. Madde’nin Açıklaması – Diğer Baro ve Meslek Örgütlerinin
Kurallarına Uyma
Avukatlar Hizmet Direktifi’nin 4. Maddesi; bir üye devlet avukatının
AT Antlaşması’nın 49. Maddesi uyarınca, diğer bir üye devlette
sürekli veya geçici olarak hizmet vermesi durumunda, o ülke
kurallarına riayet etmesi gerektiği hususunu düzenlemektedir. Söz
konusu 49. Madde:
39
(a) Bir ev sahibi üye devlette bir müvekkili yargı mercileri veya
kamu kurumları önünde temsil eden avukat, o ülkenin
avukatlar için düzenlediği kurallara- ikamet, ruhsat, meslek
kurumuna kayıt gibi koşullar dışında- uygun hareket etmek
zorundadır;
(b) Üye ülkede bu faaliyetleri sürdüren avukat, kendi geldiği
ülkedeki avukatlar için zorunlu kurallara bakmaksızın, Ev
sahibi Ülke avukatlarının meslek kurallarını göz önüne almak
zorundadır;
(c) Bu faaliyetler İngiltere’de gerçekleşiyorsa; “ev sahibi üye
ülke meslek kuralları”, bu aktiviteler duruşma
avukatları(barristers) ve avukatlara(advocate) tahsis
edilmediği sürece, duruşmaya girmeyen
avukatlar(solicitors)’ın tabi olduğu meslek kurallarını ifade
eder. Ancak, İrlandalı duruşma avukatları(barristers) İngiliz
duruşma avukatları(barristers)nın tabi bulunduğu meslek
kurallarına tabidirler. Bu faaliyetler İrlanda’da sürdürüldüğü
takdirde ve mahkemelerde duruşmaya girilmesi anlamında
ise; “ev sahibi ülke meslek kuralları” duruşma avukatlarının
tabi olduğu kurallar demektir. Diğer hallerde ise duruşmaya
girmeyen avukatların tabi bulunduğu meslek kuralları
anlaşılmalıdır. Bununla beraber; İngiliz avukatları İrlanda’da
daima duruşma avukatlarının tabi olduğu kurallara tabi
olurlar;
(d) Yukarıda (a) bendinde belirtilenler dışında faaliyetler
sürdüren bir avukat geldiği Üye Ülkenin meslek kurallarına
tabi olmakla beraber ev sahibi ülkede geçerli bulunan
avukatlıkla bağdaşmayan faaliyetler, meslek sırrı, diğer
avukatlarla ilişkiler, aralarında menfaat çatışması bulunan
kişilere aynı konuda hizmet sunmak, reklam gibi kurallara
saygı göstermek zorundadır. Ancak bu kurallar o ev sahibi
ülkede büro açmamış olan bir avukata, ancak o avukatın
faaliyetlerini engellemediği, avukatın itibarını zedelemediği
ve imkansız olmaması halinde uygulanacaktır.
Avukatların Kuruluş(Büro açma) Direktifi, bir Üye Ülke avukatının
diğer bir Üye Ülkede daimi şekilde avukatlık yapması halinde AT
40
sözleşmesinin 43. Maddesi doğrultusunda, aşağıda yer alan hükümleri
içermektedir.
(a) Tabi olduğu esas ülkede geçerli olan meslek kurallarına
bakılmaksızın, kendi ülkesinde aldığı unvanla ev sahibi
ülkede avukatlık yapan bir avukat, misafir olduğu ülke
sınırları içinde faaliyette bulunan o ülke avukatlarının tabi
bulunduğu kurallara tabi olacaktır (6.1. Madde);
(b) Ev sahibi ülke, kendi ülkesinden aldığı unvanla ev sahibi
ülkede avukatlık yapan bir avukattan, kendi sınırları içinde
avukatların tabi olduğu meslek kuralları gereği mesleki
sorumluluk sigortası yaptırmasını veya mesleki güvenlik
fonuna üye olmasını talep edebilir.
Bununla beraber, avukat kendi ülkesinde benzer hüküm ve
şartları taşıyan mesleki sorumluluk sigortası veya güvenlik
fonuna üye olduğunu ispat ederse bu zorunluluktan muaf
olacaktır. Eğer koşullar ve sigorta şartlarında kısmi uyum
varsa, Yetkili Makam, artan kısım için ev sahibi ülkedeki
kurallara uygun olarak tamamlayıcı veya ek sigorta
yapılmasını talep edebilir (6.3. Madde); ve
(c) Ev sahibi ülkede kendi tabi olduğu ülkede aldığı avukatlık
unvanı ile kayıtlı bulunan bir avukat, o ülkede ücretli, bir
avukat ve hukuk bürosunda ortak avukat veya kamu veya özel
kurum veya kuruluşta, ev sahibi ülke kurallarının verdiği izin
ölçüsünde çalışabilir (8. Madde).
Direktif’in kapsamı içinde bulunmayan durumlarda topluluk
hukuku yorum yoluyla uygulanacaktır, nitekim 2000/31/EC
sayılı Elektronik Ticaret Direktifi gibi. Temel İlkeler’in en
önemli özelliğinden bir tanesi de “çifte deontoloji”yi, diğer
bir ifade ile birbirleriyle çelişen ulusal kuralları önlemektir
(bakınız 1.3.1. Madde).
2.5. Madde’ye ilişkin açıklama – Avukatlıkla
Bağdaşmayan Faaliyetler
41
Farklı üye devletler arasında ve üye ülkelerin kendi uygulamalarında
da bir avukatın avukatlık dışında hangi faaliyetlerde bulunabileceği
konusunda farklılıklar bulunmaktadır, örneğin; ticaretle uğraşmak.
Kuralların genel amacı; avukatın bağımsızlığını veya yargının
yönetimini engelleyecek başka faaliyetlerde bulunmasını önlemek
suretiyle korumaktır. Bu konuda görülen farklılıklar, bölgesel
koşullardan, avukatın işlevinin farklı algılanmasından ve değişik
kanun yapma tekniklerinden kaynaklanmaktadır. Örneğin; bazı
uygulamalarda avukatların belirlenmiş birtakım işleri yapması açıkça
yasaklanmışken diğer bazı uygulamalarda, avukatın bağımsızlığına
ilişkin güvenceler göz önüne alınarak, izin verilmektedir.
2.5.2. Madde ve 3. Madde, bir üye devlet avukatının, o ev sahibi üye
devlet avukatlık mesleği mensubu olmamasına rağmen sınır ötesi
faaliyette bulunmasına ilişkin düzenleme getirmektedir.
2.5.2. Madde, ev sahibi devlette, ulusal hukuki faaliyetlerde bulunan
veya ulusal makamlarlar nezdinde iş takibi yapan bir avukatın; ev
sahibi devletin avukatlıkla bağdaşmayan faaliyetlere ilişkin kurallarına
tam olarak uymakla yükümlü bulunmaktadır. Avukat ev sahibi
devlette büro açmış olsun veya olmasın bu kurala uyumak zorundadır.
Diğer taraftan, 2.5.3. Madde; ev sahibi ülkede Kuruluş Direktifi
doğrultusunda büro kurmuş bulunan bir avukat ev sahibi ülke
tarafından getirilmiş bulunan yasaklara veya avukatlıkla uyuşmayan,
doğrudan doğruya ticaretle uğraşmak veya avukatlıkla bağdaşmayan
diğer faaliyetlerde bulunmamak suretiyle, ev sahibi devletin yasak
veya bağdaşmayan faaliyetlere ilişkin kurallarına saygı göstermek
zorundadır.
2.6. Madde’ye ilişkin açıklama – Kişisel Reklam
“Kişisel reklam” tanımı; Barolar ve Meslek Örgütleri tarafından
üyelerini kapsat şekilde yapılan kurumsal reklamlar dışında, avukatlık
büroları ve avukatlar tarafından yapılan reklamları kapsamaktadır.
Kişisel reklam kavramı üye ülkeler arasında da farklılıklar
göstermektedir. 2.6. Madde, sınır ötesi avukatlık faaliyetleri
42
anlamında, kişisel reklam kavramı açısında birbiri ile çelişen bir husus
olmadığı hususunu düzenlemektedir. Ancak, avukatlar kendi tabi
oldukları devlet tarafından getirilen yasaklama ve kısıtlamalara tabi
bulunmakta olup, aynı şekilde ev sahibi ülke tarafından getirilmiş
bulunan yasak ve kısıtlamalara da, Hizmetler ve Kuruluş Direktifleri
doğrultusunda, uymakla yükümlüdürler.
2.7. Madde’ye ilişkin açıklama – Müvekkilin menfaati
Bu hüküm; bir avukatın, müvekkilinin menfaatini kendi menfaati
veya bir meslektaşının menfaatinden önde tutması gereğine vurgu
yapmaktadır.
2.8. Madde’ye ilişkin açıklama – Avukatın müvekkiline
karşı sorumluluğunun sınırı
Bir avukatın müvekkilini sınır ötesi işlemler bakımından temsil etmesi
durumunda, bu temsil şekli ister sözleşme ister şirket aracılığı ile
olsun, avukatın yükümlülüğünün sınırlandırılmasına herhangi bir
itiraz olamayacağı hususuna açıklık getirmektedir. Ancak bu hükmün
uygulanması ilgili kanun ve meslek kuralları izin verdiği ölçüde
gerçekleşebilecek olup bazı yargı yetkilerinde yürürlükte olan meslek
kuralları sorumluluğun sınırlandırılmasını yasaklamakta veya
engellemektedir.
3.1. Madde’ye ilişkin açıklama – Vekaletin Kabulü ve
Sona Ermesi
3.1. 1. Madde; bir avukatla müvekkili arasında ilişki sağladığını ve
avukatın, yetkili bir temsilci aracılığı ile de olsa, müvekkilinden
43
talimat alması gerektiği hususunu düzenlemektedir.Avukatın
sorumluluğu aracının veya müvekkilin isteklerini yerine getirmektir.
3.1.2. madde bir avukatın görevini yerine getirmesine ilişkin usulü
belirlemektedir. Avukatın talimatları bizzat yerine getirmesi
konusundaki kişisel sorumluluğu, yetkisini başkasına devrederek
bertaraf edilemez. Bununla beraber, bu düzenleme yasalar ve meslek
kurallarını verdiği izin ölçüsünde avukatın hukuki sorumluluğunu
sınırlamasını önlememektedir-bakınız 2.8. madde.
3.1.3.madde o devletin yasa ve uygulamasına yabancı olan veya
bilmeyen başka bir üye devlete tabi avukat veya müvekkilin veya
diğer yasalarını bilmediği diğer devletin düzenlemesine göre bir işi
halletmesinin talep edilmesi durumunda, bunun sınır ötesi faaliyet
kapsamında değerlendirileceğine ilişkin bir ilkedir.
Bir avukatın işi/vekaleti kabul etmeme hakkı bulunmakla beraber
3.1.4.madde hükmü uyarınca; vekaleti kabul eden avukat
müvekkilinin menfaatini teminat altına almadan, vekaletten
ayrılmamakla yükümlü bulunmaktadır.
3.2.madde’ye ilişkin açıklama – Çıkar Çatışması
3.2.1.madde uyarınca bir avukatın aynı konuda, aralarında mevcut
veya doğması muhtemel bir çıkar çatışması olmaması halinde, iki ayrı
veya daha çok müvekkilin vekaletini almasını engelleyen bir husus
bulunmamaktadır. Bir avukat, aynı konuda iki veya daha fazla
müvekkile hizmet vermekteyken, müvekkiller arasında bir ihtilaf
çıkması halinde, güvenin sarsılması durumunda veya başka nedenlerle
avukatın bağımsızlığı ihlal ediliyorsa, o zaman avukat müvekkillerinin
vekaletini bırakmak zorundadır.
İki veya ikiden çok müvekkile hizmet sunan bir avukatın,
müvekkilleri arasında uyuşmazlık doğması durumunda, arabulucu
olarak hareket etmesi uygun olabilir. Bu durumda, müvekkiller
arsındaki ihtilafın avukatın vekaletten çekilmesini gerektirip
gerektirmediğine, avukatın kendisinin karar vermesi gerekmektedir.
Bu olmadığı takdirde, avukatın durumu müvekkillerine açarak
44
aralarındaki ihtilafı gidermek için arabuluculuk teklif etmesi uygun
olabilir, ancak bu konuda uzlaşma sağlanamazsa avukatlıktan
çekilebilir.
3.2.4.Madde, yukarıdaki 3. Madde hükmünün ortaklık şeklinde çalışan
avukatlara uygulanmasına ilişkindir. Örneğin, bir avukatlık
ortaklığının iki müvekkili arasında çıkar çatışması varsa, ortaklık
avukatları bu müvekkillerin vekaletinden çekilecektir. Öte yandan,
İngiliz sisteminde, duruşma avukatları(barrister) tarafından
“oda”(chamber) şeklinde oluşturulan ortaklıklarda avukatlar
müvekkilleri bireysel olarak temsil ettikleri için, ortaklık avukatları
aralarında çıkar çatışması olan müvekkillerin davalarına bakabilirler.
3.3. Madde’ye ilişkin açıklama – Pactum de Quoto Litis (Hasılı
Davaya İştirak Sözleşmesi)
Bu hüküm bütün Üye Ülkelerdeki ortak yaklaşımı sergilemekte olup
olası bir ücret konusunda anlaşma(pactum de quoto litis)(hasılı
davaya iştirak sözleşmesi) yapılmasının adaletin sevk ve yönetimine
aykırı olduğu zira böyle bir sözleşme dava ve duruşmalarda
spekülasyona yol açacağı gibi suiistimale de açık bulunmaktadır.
Ancak, bu madde hükmü; usul ve yasalara uygun olarak,
müvekkillerin haklarının ve adaletin yönetimini hususlarında yeterli
denetim ve düzenleme kapsamında yapılmış bulunan,avukatlık ücreti
ödenmesine ilişkin olarak yapılacak veya yapılmış olan anlaşmaların
sürdürülmesini önlemeyi veya yasaklamayı amaçlamamaktadır.
3.4. Madde’ye ilişkin açıklama – Ücretlerin Düzenlenmesi
3.4. madde ile üç şart düzenlemektedir, bunlar: bir avukatın
müvekkiline ücretini açıklamasına ilişkin genel standart, ücretin
makul ve adil olması şartı, ilgili mevzuat ve meslek kurallarına uyma
şartıdır.
Pek çok üye devlette; avukatlık ücretlerini ulusal hukuk veya meslek
kuralları doğrultusunda, Baro veya başka bir organın karar verme
yetkisi doğrultusunda düzenleyen bir mekanizma mevcut
bulunmaktadır. Kuruluş Direktifi’nin uygulandığı, avukatın hem kendi
45
devleti hem de ev sahibi devleti yasal kurallarına tabi olduğu
durumlarda ücret konusunda her iki taraf düzenlemesine uymak
zorunda kalınabilir.
3.5. Madde’ye ilişkin açıklama – Alacağa Mahsuben Ödeme
3.5. Madde’ye göre bir avukat vekalet ücretine mahsuben bir ödeme
talep edebilir ancak bu talebe, sınır olarak makul koşulu getirilmiştir.
Vekaletten çekilmeye ilişkin 3.1.4. maddeye bakınız.
3.6. Madde’ye ilişkin açıklama – Avukat Olmayanlarla Ücret
Paylaşımı
Bazı üye devletlerde, avukatların, avukat veya başka meslek
mensupları ile ortaklık kurarak çalışmasına izin verilmektedir. 3.6.1.
madde hükmü, kabul gören ortaklıklardaki ücret paylaşımını önleyici
nitelikte olmadığı gibi, bu Meslek kurallarına tabi bulunan
avukatların(bakınız 1.4. Madde) “diğer avukatlarla” örneğin; üye
olmayan ülke avukatları, üye ülkelerde ki noterler gibi, ücret
paylaşımını da önleyici nitelikte değildir.
3.7. Madde’ye ilişkin açıklama – Dava Masrafları ve Adli Yardım
Konusunda Bilgilendirme
3.7.1. madde bir ihtilafın, müvekkil lehine, sulh yolu ile anlaşarak
veya ihtilafı alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından biri ile
çözümünü önermek dahil, en az masrafla halli için çaba
gösterilmesinin önemine vurgu yapmaktadır.
3.7.2. madde ise avukatın müvekkiline, eğer koşullar varsa, adli
yardımdan istifade edebileceğini hatırlatmasının gerekli olduğuna
ilişkindir. Sınır ötesi ihtilaflarla ilgili olarak ise bir avukatın bilmesi
gereken husus; adli yardıma ilişkin ulusal düzenlemelere avukatın
aşina olamayabileceğidir.
3.8. Madde’ye ilişkin açıklama – Müvekkil Parası
46
3.8. Madde hükmü; AB sınırları içinde bir avukat nezdinde bulunan
müvekkil paralarının düzgün bir şekilde kontrol edilmesi ve tahsisi
konularında gerekli bulunan asgari düzenlemelere ilişkin olarak
CCBE’nin Kasım, 1985 tarihinde Brüksel’de yapılan toplantısında
kabul edilen tavsiyesini yansıtmaktadır. Bu bağlamda, 3.8. madde,
ulusal düzenlemelerle getirilmiş bulunan daha kapsamlı veya sıkı
koruma kurallarına bakılmaksızın, uyulması gereken asgari
standartları belirlemektedir.
Bir müvekkilin fonlarını nezdinde tutan avukat, sınır ötesi
faaliyetlerde bile, tabi olduğu ülke barosunun kuralları ile bağlı
bulunmaktadır. Burada önemli olan husus; Kuruluş Direktifi
kapsamında ev sahibi ülkede büro açmış olan avukatın, birden fazla
üye ülke kurallarının uygulanabileceğinden haberdar olmasıdır.
3.9. Madde’ye ilişkin açıklama – Mesleki Sorumluluk Sigortası
3.9.1. madde; CCBE’nin Kasım 1985 tarihinde Brüksel’de yapılan
toplantısında alınan kararlar ve tavsiyeler doğrultusunda Topluluk
sınırları içinde faaliyet gösteren bir avukatın, mesleki kusurdan
kaynaklanabilecek taleplere karşı sigortalanması gerektiğini
yansıtmaktadır. 3.9.2. madde ise 3.9.1. madde de belirtildiği gibi hangi
koşullarda sigorta yaptırılamayacağını düzenlemektedir.
4.1. Madde’ye ilişkin açıklama – Mahkemelerde Geçerli Meslek
Kuralları
Bu madde, bir avukatın davalarının görüldüğü mahkeme veya heyet
kurallarına uymak zorunda olduğuna ilişkindir.
4.2. Madde’ye ilişkin açıklama – Duruşmaların Adilane
Yürütülmesi
Bu hüküm, delillerin taraflarca sunulduğu davalarda, bu durumu
avukatın hasmına karşı haksız çıkar sağlamak üzere kullanmasını
önlemeye yönelik genel bir prensiptir. Örneğin, avukat usul
hükümlerinin izin verdiği ölçüde; karşı tarafa makul bir süre önce
bilgi vermeden dava ile ilgili olarak hakim ile görüşmemeli ve usul
47
hukukuna aykırı olarak liste, not veya belge sunmamalıdır. Bir avukat,
kanunen yasaklanmadıkça, karşı taraf avukatının onayı olmadan sulh
teklifinde bulunamaz. Bu konuda 4.5. madde’ye bakınız.
4.3. Madde’ye ilişkin açıklama – Mahkemelerde Davranış
Bu madde hükmü bir taraftan mahkeme ve kanuna saygı göstermek
diğer taraftan da müvekkilin çıkarlarının korunması arasında denge
kurulmasını düzenlemektedir.
4.4. Madde’ye ilişkin açıklama – Yanlış veya yanıltıcı bilgi
Bu hüküm uyarınca bir avukat, hiçbir zaman, bilerek mahkemeyi
yanıltmamalıdır. Mahkemeler ve avukatlık mesleği arasında güven
sağlanabilmesi için bu gerekli bulunmaktadır.
4.5. Madde’ye ilişkin açıklama – Hakemler ve Diğer Kişilerle
İlişkiler
Bu hüküm, yukarıda mahkemelerle ilgili olarak düzenlenen
hükümlerin, mahkeme benzeri görev yapan makamlara da
uygulanacağı konusundadır.
5.1. Madde’ye ilişkin açıklama – Meslektaşlık Ruhu
Perugia Deklarasyonunda alınan kararlara dayanarak düzenlenen bu
hüküm; avukatlık mesleğini yapanlar arasında güven ve işbirliğinin
sağlanmasının kamu yararına olduğuna ilişkin bulunmaktadır. Ancak,
bu husus meslek ve meslektaşların çıkarını adalet ve müvekkil
menfaatinin önüne geçirmeyi haklı kılmamaktadır (bakınız 2.7.
madde).
5.2. Madde’ye ilişkin açıklama – Farklı üye ülke avukatları
arasında işbirliği
48
Bu hüküm de Perugia Deklerasyonu ile benimsenen bir ilkeye ilişkin
olup farklı ülke avukatları arasındaki işbirliği ve işlerde yanlış
anlaşılmanın bertaraf edilmesine yöneliktir.
5.3. Madde’ye ilişkin açıklama – Avukatlar arasında iletişim
Bazı üye devletlerde; avukatlar arasındaki iletişim(yazılı veya sözlü
olsun)in kural olarak, iletişimde bulunan avukatlar arasında gizli
tutulması gerekir. Diğer bir ifade ile bu bilgiler ne müvekkillere, ne
üçüncü şahıslara nede mahkemeye açıklanamaz. Ancak, bunun
dışındaki üye ülkelerde yapılan iletişim “gizli” kayıt ve kaşesi ile
yapılmadıkça, yukarıda bahsedilen gizlilik kapsamı içine
girmemektedir.
Hatta bazı üye ülkelerde avukatlar, müvekkilini diğer meslektaşı ile
yaptığı tüm iletişim konusunda bilgilendirir ve “Gizli” kaydını
taşıyan bir ileti sadece avukat ve müvekkili için olup üçüncü
şahıslarca kötüye kullanılamaz.
Bazı üye devletlerde ihtilafları halletmek için gönderilmiş olan, ancak
mahkemeye sunulmayacak olan bir iletinin üstüne avukat tarafından;
“ihtirazi kayıtsız” kaydı konulmalıdır.
Yukarıda belirtilen ve farklı ülkelerde görülen bu farklı uygulamalar
çoğu zaman yanlış anlaşılmalara sebep olmaktadır.
Bu nedenle, avukatlar sınır ötesi iletişimlerinde çok dikkatli
davranmalıdır.
Sınır ötesi bir meslektaşına mektup gönderecek bir avukat bu iletinin
gizli tutulması veya “ihtirazi kayıtsız” kaydını koymak istediği
takdirde bunun kabul edilip edilmeyeceğini mektubu göndermeden
önce meslektaşına sormalıdır. İletinin bu şekilde kabul edilmesini arzu
eden bir avukat, bu isteğini yazışma içinde veya ayrı bir üst yazı ile
bildirmelidir.
İletinin gönderildiği avukat mektubun “gizli” veya “ihtirazi kayıtsız”
şerhini göz önüne almayacak veya alamayacak bir konumda ise
49
göndereni derhal haberdar etmelidir. Şayet ileti alınmış ise, ulusal
mevzuat ve uygulama izin verdiği takdirde, açılmadan veya içeriği
beyan edilmeden gönderene iade edilmelidir.
5.4. Madde’ye ilişkin açıklama – Tavsiye Ücreti
Bu madde bir avukatın; bir müvekkili başka bir avukata tavsiye veya
yönlendirme karşılığı herhangi bir ödeme yapamayacağı ve kabul
edemeyeceğine ilişkindir. Bununla beraber bu madde avukatların ücret
paylaşmasını engellemez (bakınız 3.6.madde).
Bazı üye devletlerde avukatlar aşağıda belirtilen konularda komisyon
kabul edebilir: a) müvekkilin hakları korunuyorsa, b) müvekkile tam
açıklama yapıldıysa, c) müvekkil komisyonun alınmasına rıza
gösterdiyse. Bu koşullarda komisyon alınması müvekkile verilen
hizmetlerin karşılığı olup, avukatların gizli kar edinmesine yönelik
olan tavsiye veya yönlendirme ücreti kapsamında sayılmaz.
5.5. Madde’ye ilişkin açıklama – Karşı Tarafla İletişim
Bu madde genel kabul görmüş bir prensibi yansıtmakta olup avukatlar
arasındaki iş ilişkisinin sorunsuz sürdürülmesini ifade etmekte olup bir
başka avukatın tarafın müvekkilinden istifade edilmesini önlemeyi
amaçlamamaktadır.
5.6. Madde’ye ilişkin açıklama – Avukat değiştirmek
5.6. Madde 6 Aralık 2002 tarihinde metinden çıkarılmıştır.
5.7. Madde’ye ilişkin açıklama – Ücretlerle İlgili Sorumluluk
Bu hüküm Perugia Deklarasyonunda yer alan hükmü teyit etmektedir.
Ödenmemiş bulunan ücretlerle ilgili sorumluluk konusundaki yanlış
anlamalar farklı üye devletler avukatları arasında uyuşmazlıklara
sebep olmaktadır. Yabancı bir meslektaşa verilecek ücret konusunda
kendi sorumluluğunu kaldırmak veya sınırlamak isteyen bir avukat
işin başında bu konuya açıklık getirerek anlaşma sağlamalıdır.
5.8. Madde’ye ilişkin açıklama – Mesleki Gelişimin Sürdürülmesi
50
Mesleki gelişmeleri takip etmek profesyonel bir yükümlülüktür.
Avukatlar,mesleki alanda Avrupa hukukunun artan etkisi ve
gelişmesinden, haberdar olmalıdır.
5.9. Madde’ye ilişkin açıklama – Farklı Üye Devlet Avukatları
Arasında Uyuşmazlık
Bir avukat, başka bir üye devlet avukatından herhangi bir hakkını
aramak için hak arama başvurabilir, hakkını talep edebilir. Ancak,
ortada mesleki bir ihtilafın veya meslek kurallarından kaynaklanan bir
ihtilaf söz konusu ise, gerektiği takdirde dava yoluna gidilmeden, ilgili
Barolar veya Meslek Örgütlerinin yardımı ile konu dostane yollarla
çözülmelidir.

51
DY-Ağustos, 2010

Search

Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Dilediğiniz zaman bizimle iletişime geçebilirsiniz
SON YAZILAR

İlgili Makaleler

Blog

Kurban Bayramı Bayram Mesajı Battal Hukuk

Kurban Bayramı, İslam dünyasında büyük bir coşku ve sevinçle kutlanan önemli bir dini bayramdır. Bu mübarek günler, Müslümanların dayanışma, yardımlaşma ve kardeşlik duygularını pekiştirdiği zamanlardır.

Daha Fazla
Blog

Sahte ehliyet cezası nedir ?

İçindekiler Sahte ehliyet cezası nedir ? Resmi Belgede Sahtecilik Suçu TCK 204  Haberler 25.05.2024 19:53 | Son Güncelleme 27.05.2024 01:35 | Okunma Süresi 2 Dakika 5237 sayılı

Daha Fazla