Uyuşturucu Madde Ticareti Suçları (TCK m.188)

uyuşturucu ticareti

Uyuşturucu Madde Ticareti Suçları (TCK m.188)

İçindekiler
Uyuşturucu Madde Suçu Nedir? Tck M.188
Uyuşturucu Madde Metni
Uyuşturucu Ticareti ve Uyuşturucu Kullanımı Arasındaki Fark
Uyuşturucu Cezanın Belirlenmesi
Etkin Pişmanlık Ceza İndirimi ( TCK 192 )
Konuya İlişkin Yargıtay Kararları

Haberler 20.02.2023 14:24 | Son Güncelleme 25.02.2023 13:28 | Okunma Süresi  2  Dakika

Uyuşturucu Madde Ticareti Suçu Nedir?

Uyuşturucu madde ticareti suçu, TCK m.188/1’de sayılan uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi imal etmek, ithal etmek veya ihraç etmek ile TCK m.188/3’de sayılan uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi satmak, satışa arz etmek, başkalarına vermek, sevk etmek, nakletmek, depolamak, satın almak, kabul etmek, bulundurmak seçimlik hareketleriyle oluşan suçlardır . Yukarıda sayılan seçimlik hamlelerin herhangi birinin tek başına yapılması suçun oluşumu için yeterlidir. Bu suçların ortak özelliği “kullanım dışında bir amaçla” işlenmesidir.

Madde Metni

(1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, (Değişik ibare: 6545 S.K m.66- 18.6.2014) “yirmi yıldan otuz yıla kadar” hapis ve (Ek ibare: 7078 S.K m.132 – 1.2.2018) “ikibin günden” yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.

(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, (Ek ibare: 5377 S.K m.22 – 29.6.2005) “sevk eden,” nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, (Değişik ibare: 6545 S.K m.66 – 18.6.2014) “on yıldan az olmamak üzere” hapis ve (Ek ibare: 7078 S.K m.132 – 1.2.2018) “bin günden” yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle : 6545 S.K m.66 – 18.6.2014) “Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.”

(4) (Değişik: 6638 S.K m.11 – 27.3.2015)
a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri veya bazmorfın olması,
b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi,
hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(5) (Değişik : 6545 S.K m.66 – 18.6.2014) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 5377 S.K m.22 – 29.6.2005) “Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.”

(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, (Ek ibare: 5377 S.K m.22- 29.6.2005) “sevk eden,” nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, (Değişik ibare: 6545 S.K m.66 – 18.6.2014) “sekiz” yıldan az olmamak üzere hapis ve (Ek ibare: 7078 S.K m.132 – 1.2.2018) “bin günden” yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Uyuşturucu Ticareti ve Uyuşturucu Kullanımı Arasındaki Fark

Uyuşturucu madde bulundurmanın, kullanma maksadına matuf olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması gereken ve öğreti ile uygulamada da kabul görmüş olan bazı kriterler bulunmaktadır.

Bunlardan ilki; failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediğidir. Buna ilişkin olarak bir fiziki takibin mevcut olduğu ve alıcı konumunda aleyhine tanık beyanının bulunduğu durumda kullanmak amacıyla uyuşturucu bulundurmaktan söz edilemeyecektir.

İkinci kriter, uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimidir. Kişisel kullanım için uyuşturucu madde bulunduran kimse, bunu her zaman kolaylıkla erişebileceği bir yerde, örneğin genellikle evinde veya işyerinde bulundurmaktadır. Buna karşın uyuşturucunun ev veya işyerine uzakta, çıkarılıp alınması güç ve zaman gerektiren depo, mağara, samanlık gibi bir yere gizlemesi kullanma dışında bir amaçla bulundurulduğunu gösterebilir. Yine, uyuşturucunun çok sayıda özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler halinde olması, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartım sonucu aynı miktarda uyuşturucu madde konulmuş olması, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerde veya yakınında, hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması, kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğu hususunda önemli bir belirtidir.

Üçüncü kriter de, bulundurulan uyuşturucu maddenin çeşit ve miktardır. Uyuşturucu madde kullanan kimse genelde bir ya da benzer etki gösteren iki değişik uyuşturucu maddeyi bulundurur. Bu nedenle değişik nitelikte ve farklı etkileri olan madde, madde, esrar ve amfetamin içeren tabletleri birlikte bulunduran sanığın bunları satmak amacıyla bulundurduğu kabul edilebilir. Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliğine, cinsine ve kalitesine göre değişiklik göstermekle birlikte, Adli Tıp Kurumunun mütalaalarında esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri bildirilmektedir. Esrar kullanma alışkanlığı olanların bunları gözönüne alarak, birkaç aylık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda esrar maddesini ihtiyaten yanlarında veya ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri de adli dosyalara yansıyan ve bilinen bir husustur. Buna göre, esrar kullanan faillerin olağan sayılan bu süre içinde kişisel olarak kullanıp tüketebilecekleri miktarın üzerinde esrar maddesi bulundurmaları halinde, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olmadığı kabul edilmelidir.

Bu hususlar göz önüne alınarak değerlendirme yapılmalıdır. Burada Ceza Muhakemesi aşamasında Delil Tartışılması kısmı önemli bir husus olup, istihbari bilgilerin, fiziki takibin, tape kayıtlarının tümü birlikte değerlendirilmeli ve hukuka uygun delil elde edilip edilmediği, tanık beyanlarının hukuka uygun şekilde alındığına dikkat edilmelidir.

Cezanın Belirlenmesi

Uyuşturucu Ticareti suçlamaları ile ilgili olarak; yakalanan uyuşturucu maddenin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid (bonzai), baz morfin olması halinde en az 15 yıl, diğer uyuşturucu maddeler içinse en az 10 yıl cezaya hükmedilir. Bu ceza yakalanan uyuşturucu madde miktarının gramajının artması alt sınırdan uzaklaşma sebebidir. Bunun yanında dosyada birden fazla uyuşturucu ticaretinin mevcut olması durumunda Zincirleme Suç hükümleri uygulanarak cezada arttırım yapılır.

Etkin Pişmanlık Ceza İndirimi (TCK 192)

Etkin pişmanlık, kişinin işlediği suçtan dolayı özgür iradesiyle sonradan pişman olması, suç teşkil eden fiilin meydana getirdiği olumsuzlukları gidermesi ve ceza adaletine olumlu davranışlarıyla katkı sunması halinde atıfet hükümlerinin uygulanmasını sağlayan bir ceza hukuku kurumudur.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imali ve ticareti suçunda birbirinden zamansal olarak ayrılan iki tür etkin pişmanlık hali vardır:

1. Suçun işlendiği resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce etkin pişmanlık halinde (TCK md.192/1-2);

  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.

2. Suçun işlendiği resmi makamlar tarafından haber alındıktan sonra etkin pişmanlık halinde (TCK md.192/3);

  • Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.

Maddede belirtilen “Suç ortakları” kavramı geniş yorumlanmalıdır. Sadece TCK’nın 37, 38 ve 39. maddeleri anlamında suça iştirak edenler değil, failin uyuşturucu madde satın aldığı, kabul ettiği, sattığı veya verdiği diğer kişiler gibi suçla bağlantılı olan diğer kişiler de bu kavram içinde değerlendirilmelidir. Failin etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilmesi için hem diğer suç ortaklarını hem de uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yeri bildirmesine gerek yoktur. Bunlardan birinin yapılması yeterlidir. Maddede yer alan “ve” bağlacının “veya” olarak anlaşılması gerekir. Öğreti ve Yargıtayın yerleşik kabulü de bu şekildedir (CGK-K.2020/73).

“Yakalanması” sözcüğü de, “suç ortaklarının yakalanması ya da kim olduğunun belirlenmesi” olarak kabul edilmelidir. Failin indirimden yararlanabilmesi için; suç ortağının veya uyuşturucu maddeyi satın aldığı ya da sattığı kişinin veya başka bir uyuşturucu madde suçunu işleyen şahsın yakalanmasına, kim olduğunun belirlenmesine katkıda bulunmasının yanı sıra ortaya çıkartılan suçun failin işlediği suça eşdeğer veya daha ağır bir suç olması gerekmektedir (CGK-K.2020/72).

5237 sayılı TCK’nın 192/3. maddesine göre, suçun işlendiği resmi makamlar tarafından haber alındıktan sonra etkin pişmanlık halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gereklidir:

  • Fail 5237 sayılı TCK’nın 188 (uyuşturucu madde ticareti, imali, ihracı, ithali, satışı veya başkasına verme -temin etme- vb.) veya TCK 191. maddesinde düzenlenen (kullanma, kabul etme, bulundurma vb.) suçlardan birini işlemiş olmalıdır.
  • Ceza yargılamasına yapılan katkı, yani hizmet ve yardım bizzat fail tarafından yapılmalıdır.
  • Suç veya suç ortaklarının ortaya çıkmasını temin eden hizmet ve yardım soruşturmaya da kovuşturma makamlarına yapılmalıdır.
  • Ceza yargılamasına katkı sunan hizmet ve yardım, suçun resmi makamlar tarafından haberalınmasından sonra, ancak mahkemece hüküm verilmeden önce gerçekleşmelidir. 5271 sayılı CMK’nın 158. maddesinde gösterilen, bir suç hakkında soruşturma yapmakla yetkili olan adli ve idari merciler, Adalet ve İçişleri Bakanlıkları, savcılıklar, emniyet ve jandarma teşkilatı, suçları savcılıklara iletmekle yükümlü olan vali ve kaymakamlıklar, elçilikler ve konsolosluklar resmi makamlar kapsamında değerlendirilmelidir.
  • Fail kendi suçunun ya da bir başkasının suçunun ortaya çıkmasına önemli ölçüde katkı sağlamalı, bilgi aktarımı ile suçun meydana çıkmasına ya da diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmelidir.
  • Failin verdiği bilgiler doğru, yapılan hizmet ve yardım sonuca etkili ve yararlı olmalıdır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, etkin pişmanlık konusunda sanığın samimi olup olmadığının ve verdiği bilgilerin yararlı olup olmadığının dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır (CGK – 2012/226 karar, 2014/270 karar, 2015/28 karar). Buna göre;

Yakalanan kimsenin uyuşturucu maddeyi açık kimliğini bilmediği bir şahıstan aldığını söylemesi ya da hayalî isimler vermesi veya daha önceden uyuşturucu işine karıştığını bildiği kişinin adını vermesi etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için yeterli görülmemeli, failin bildirdiği kişi yakalanmış ise mahkûm edilmiş olması ya da yakalanamamışsa kimliği ve varlığının belirlenmesi, failin bildirdiği kişiye suç atması için neden bulunmadığının anlaşılması, mevcut delillerin o kişinin suçluluğunu kabule yeterli bulunması ve verilen bilginin daha önce görevliler tarafından öğrenilmemiş olması durumlarında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmalıdır. Değinilen bu hallerin dışında, failin üzerinde kullanım miktarı içerisinde uyuşturucu ve uyarıcı madde ile yakalanmış olması halinde başka bir şekilde satış için hazırlandığı anlaşılmayan maddeyi satmak için bulundurduğunu bildirmesinde de, uyuşturucu ve uyarıcı madde satmak suçundan etkin pişmanlık koşullarının gerçekleştiği kabul edilmelidir.

Buna karşılık, etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen failin açık kimliği ve adresi bilinmeyen, varlığı dahi belli olmayan bir kişinin uyuşturucu ile ilgisi olduğunu beyan etmesi halinde böyle bir kişi hakkında araştırma yapmaya, araştırma yapılıyor ise sonucunu beklemeye gerek bulunmayıp, etkin pişmanlık nedeniyle indirim yapılmamalıdır. Failin bildirdiği kişiler ve onlar hakkında verdiği bilgiler daha önce görevliler tarafından öğrenilmişse, zaten bilinen bir bilginin açıklanması yardım ve hizmet kapsamında değerlendirilmemelidir. Aynı şekilde görevliler tarafından bilinmese dahi verilen bilgi suçun ortaya çıkmasına ya da suç ortağının yakalanmasına ya da belirlenmesine etkili olmaması halinde de etkin pişmanlık şartlarının gerçekleşmediği kabul edilmelidir.

Konuya İlişkin Yargıtay Kararları

Uyuşturucu Temini

“….içmek için madde temini hususunda işbirliği yaparak paralarını birleştiren ve satın alınan maddeyi aralarında eşit bölüşen sanıklardan birinin eyleminin kullanma kabul edilip, diğerinin eyleminin ise sırf satıcı ile buluştu diye madde teminine aracılık etme olarak kabul edip ticaretten hüküm kurmanın,
Kanuna aykırı olduğu, müdafiinin istinaf talebinin bu nedenle yerinde olduğu, ancak; bu hususun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip, CMK’nun 280/1-a ve 303/1 maddeleri kapsamında düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
a-) Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin … tarih ….. esas …. sayılı kararının sanık M.T. ile ilgili kısmının CMK 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,…”(BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. CEZA DAİRESİ, 2019/3373 E.)

Tanık Beyanı Dışında Delil Bulunmaması

“..Oluşa ve dosya içeriğine göre; kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen
sanığın tüm aşamalardaki savunmalarının aksine atılı suçu işlediğine, kullanıcı sanık …’e uyuşturucu
madde temin ettiğine ilişkin kullanıcı sanık …’in atfı cürüm niteliğindeki beyanı dışında yüklenen suçu
işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak mahkûmiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı
gözetilmeden, sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün
BOZULMASINA, 31/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi…”(YARGITAY 10.CEZA DAİRESİ, 2021/4220 E.)

Tanığın Sonradan Döndüğü Beyanı

“…Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemeyen, hiçbir aşamada suçu kabul
etmeyen sanığın, ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgisi olduğuna dair, diğer sanık …’in sonradan
döndüğü soyut beyanı dışında, her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil elde edilemediği; bu
nedenle mahkemenin kabul ve sübuta ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki
bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına
uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde
görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21.04.2021 tarihinde oy birliği ile
karar verildi…” (10. Ceza Dairesi 2017/6455 E.)

Önleme Arama Kararına Dayanan Delil Elde Etme

“…uyuşturucu madde ticareti yaptığı bilgisinin elde edildiği, ancak bu bilgiyi destekleyen emarelerin bulunmaması nedeniyle doğruluğunun araştırılması için söz konusu yere gidildiği, bu nedenle suç şüphesinin henüz Cumhuriyet savcısına bildirilmediği ve soruşturma evresine başlanmadığı aşamada; adı geçen bulvar üzerinde durmakta olan sanığın görevlilerce tesadüfen görülmesi üzerine yanına gidilerek açık kimlik bilgilerinin tespit edildiği ve olay yerinde yapılan üst yoklamasında; montunun sağ üst fermuarlı cebinde ve pantolon arka cebindeki cüzdan içerisinde toplam 60 paketçik halinde uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda
* elde edilen soyut istihbari bilginin niteliği ve bu bilgiye dayalı olarak kolluk tarafından yapılan araştırmanın geldiği aşama itibarıyla, suç delillerinin kendisinde elde edilebileceği hususunda somut olgulara dayalı makul şüphe taşımayan, dolayısıyla da hakkında adli arama kararı alınmasını gerektirecek makul suç şüphesi altında olmayan sanığın üst yoklamasının, karar alınmasını gerektirmeyen “suçüstü” hükümlerinin ötesinde, olay yeri ve zaman dilimini kapsayan, veriliş amacı da suç işlenmesinin önlenmesi ve somut olayda olduğu gibi, uyuşturucu madde de dahil olmak üzere bulundurulması ve taşınması yasak olan eşyaların ele geçirilmesi olan önleme arama kararına dayandırıldığı, dolayısıyla suçun delili ve konusunu oluşturan uyuşturucu maddelerin ele geçirilip muhafaza altına alınmasının hukuka uygun olduğu ve hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği anlaşıldığından, Özel Daire bozma kararında isabet bulunmamaktadır…” (Ceza Genel Kurulu 2016/763 E. , 2017/80 K.)
Search

Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Dilediğiniz zaman bizimle iletişime geçebilirsiniz
SON YAZILAR

İlgili Makaleler

Blog

Kurban Bayramı Bayram Mesajı Battal Hukuk

Kurban Bayramı, İslam dünyasında büyük bir coşku ve sevinçle kutlanan önemli bir dini bayramdır. Bu mübarek günler, Müslümanların dayanışma, yardımlaşma ve kardeşlik duygularını pekiştirdiği zamanlardır.

Daha Fazla
Blog

Sahte ehliyet cezası nedir ?

İçindekiler Sahte ehliyet cezası nedir ? Resmi Belgede Sahtecilik Suçu TCK 204  Haberler 25.05.2024 19:53 | Son Güncelleme 27.05.2024 01:35 | Okunma Süresi 2 Dakika 5237 sayılı

Daha Fazla