Toplumumuzda rahmetli olan büyüklerin malvarlığının mirasçısı eş ve çocuklara intikal etmesi bilinen bir durum olup, bu sebeple pek çok anlaşmazlıklar yaşanmaktadır. Bu makalede bu süreçlerin ne şekilde düzenleneceği anlatılacaktır. Ancak gene de bu konuda Miras Hukuku alanında uzman Miras davası avukatına danışmak en doğru tercihtir.
ANLAŞMA YOLU
Hukukun temeli; uyuşmazlıkların dava yoluyla çözülmesi değil, tarafların anlaşması yolunun öncelik verilmesidir. Dava yoluyla hukuk sistemimizde ikincil bir yoldur. Ancak anlaşma; tüm tarafların üzerinde onay verdiği şekilde olmalı, korkutma, aldatma yoluna veya bir taraf için aşırı yararlı anlaşmalardan kaçınılmalıdır. Bu anlaşmalar her zaman dava yoluyla iptal edilebilir. Burada taraflar malları bölünebiliyorsa bölmek yoksa bir tarafın adına tescili ve diğer taraflara para veya benzeri karşılığını ödemesi yoluyla olabilir. Anlaşma sağlanması halinde bunun bir protokole dökülmesi tavsiye edilir.
DAVA YOLU (İZALEY-İ ŞUYU DAVASI)
Tarafların anlaşamaması maalesef hukukumuzda çok görülmekte olup, bu süreçte ise şu şekilde yol izlenmelidir:
1-Taraflardan biri şahsen veya avukat aracılığıyla önce veraset ilamı ya da mirasçılık belgesi almalıdır.
2-Sonra adliyeden zorunlu arabuluculuk yoluna başvuru yapmalı, bunun için arabuluculuk başvuru formunu doldurmalıdır.
3-Taraflar arabulucuda anlaşamazsa bu arabuluculuk son tutanağını alıp, izaleyi şuyu yani ortaklığın giderilmesi davası açmalıdır. Bunun için dava dilekçesi hazırlamalı, bu dava dilekçesine diğer tüm mirasçıları davalı olarak göstermeli ve miras olan malvarlıklarının tek tek bilgilerini yazarak bu varlıkların satışını istemelidir. Bu konuda yapılan yanlışlara ilişkin izaleyi şuyu hakkında en sık sorulan sorular yazımızda detaylara ulaşabilirsiniz.
4-Dava süresince tüm mirasçılara davaya ilişkin diyecekleri sorulur, malvarlıkları üzerinde keşif yapılır ve değerleri bilirkişi marifetiyle belirlenir. Keşifte taşınmazlar üzerinde bir yapı ya da başka bir şeye ilişkin mülkiyet iddiasında bulunan kişilerin bu iddiası diğer mirasçılarca kabul edilmezse kendisine “Muhtesat Aidiyetinin Tespiti” davası açılması için süre verilir. Bu süre boyunca da izaleyi şuyu davasında karar verilmez.
Keşif esnasında taşınmazın değerini belirleyen bilirkişi raporu mirasçılara tebliğ edilir. Bu rapor doğrultusunda diyecekleri sorulur. Taraflar raporda hatalı buldukları konuda itirazda bulunur. İtiraz haklı görülürse ek rapor alınır. Raporun usule uygun ve doğru olduğu düşünülürse “mirasın aynen taksimi veya satış yoluna gidilerek ortaklığın giderilmesi” kararı verilir.
5-Bu karar mirasçılara tebliğ olunur. Taraflar karara itirazları varsa kararı istinaf edebilirler. İstinaf sonuçlanana kadar satış işlemlerine geçilmez.
6-Karar istinaf edilmez veya istinaf sonucunda satış yoluyla ortaklığın giderilmesi kararı kesinleşirse; mirasçılardan birinin talebiyle dosya satış müdürlüğüne gönderilir.
7-Satış müdürlüğü, satış isteyen taraftan masraf ödemesi talep eder. Masraf ödendiğinde malvarlıklarına ilişkin tapu vb. ilgili yerlere müzekkere yazarak bilgi toplar ve sonrasında yeniden keşif yapılır. Bu keşifte bilirkişi de hazır bulunur ve keşif sonrası bilirkişi malvarlıklarının değerini belirlemek üzere tekrar rapor hazırlar.
8- Bu rapordaki değere ilişkin itiraz varsa mahkeme aşamasındaki gibi itiraz yapılmaz. Taraflara rapor tebliği ile kıymet takdirine itirazları varsa Kıymet Takdirine İtiraz davası açmaları için süre verilir. Dava açılırsa bu dava sonuçlanana kadar satış durur.
9-Kıymet takdirine itiraz davası açılmaz veya dava sonucunda kıymet takdiri kesinleşirse, satış için gün verilir. İhale başlangıç bedeli, taşınmazın bilirkişi raporundaki değerini yarısıdır. Satış zamanı en yüksek teklifi veren ihaleyi kazanır ve teklif bedelini öder. Bu bedelden masraflar düşüldükten sonra kalan tutar hisseleri oranında mirasçılara pay edilir.


